Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Dünya fani ahiret baki > Dünya, zevk yeri değil
Dünya, zevk yeri değil
Evliyanın büyüklerinden Seyyid Emir Külal “kuddise sirruh” hazretlerine, bir gün bazı sevdikleri gelerek sordular:
- Efendim, Peygamberlerin ve Velilerin, dert, bela ve sıkıntı içinde yaşadığını kitaplarda okuyoruz. Hatta; (Belalar, mihnetler, en çok Peygamberlere, sonra Evliyaya, sonra bunlara benzeyenlere gelir) buyuruldu. Cenâb-ı Hak, dostlarına, neden dert, bela veriyor? Düşmanları rahat ve nimetler içinde, dostları mihnetler, belalar içinde nasıl olur?

Cevaben;
- Dünya, zevk için, lezzet için yaratılmadı, buyurdu. Ahiret bunun için yaratılmıştır. Dünya ile ahiret, birbirinin tersidir. Birini sevindirmek, ötekinin gücenmesine sebep olur.

Şöyle devam etti:
- Birinde zevk aramak, ötekinde elem çekmeye sebep olur. O halde, dünyada nimetleri, lezzetleri çok olanlar, bunlara lazım olan şükrü yapmazlarsa, ahirette çok korkacak, çok acı çekeceklerdir.

Sordular:
- Ya dünyada acı çekenler efendim?
- Dünyada tehlikelerden sakındığı halde çok acı çeken mümin, ahirette çok lezzete kavuşacaktır. Dünyanın ömrü, ahiretin uzunluğu yanında, deniz yanında bir damla kadar bile değildir. Daha doğrusu, sonu olan, sonsuz ile ölçülebilir mi?

Şöyle bitirdi:
- Allahü teâlâ dostlarına merhamet ederek, ahirette sonsuz nimetlere kavuşmaları için, dünyada birkaç gün sıkıntı çektiriyor. Düşmanlarına ise istidrac yaparak, dünyada biraz lezzet verip, ahirette çok elemlere sürüklüyor.

Çalışanı Allah sever

Bir gün de bazı gençler;
- Efendim, mal sahibi olmak için çalışalım mı? diye sordular.
Cevabında;
- Mal, müminin yardımcısıdır, buyurdu. Çalışınız, helal kazanınız!

Şöyle devam etti:
- Öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, muhtac olursanız, dininizi verip alırsınız. Dini verip de yememek için, alın teri ile yemelidir.

Ve ekledi:
- Hadis-i şerifte; (Helale, harama dikkat ederek çalışıp kazanan kimseyi, Allahü teâlâ çok sever) buyuruldu.

www.gonulsultanlari.com