Seyyidet Nefise hazretleri “rahmetullahi aleyha”, bir Evliya hatundur.
O devirde, fakir bir kadýn vardý.
Dört kýzý hafta boyu iplik eðirir, bu da onlarý pazarda satar, böylece geçinip giderlerdi.
Bir gün yine ipleri yüklenip çýktý evden.
Ýplik bohçasýný baþýnda taþýyordu ki, bir kartal uzaklardan bu kadýna doðru süzüldü.
Ve bir hamlede baþýndaki bohçayý kapýp havalandý.
Kadýncaðýzýn sermayesi gitmiþti.
Bayýlýp düþtü üzüntüden.
Kendine geldiðinde, toplanan insanlar;
- Ne oldu, ne var? diye soruyorlar.
Olan biteni anlattý.
- Ey hatun! Seyyidet Nefise hazretlerine git, O bir dua eder, iþin hallolur, dediler.
Kadýncaðýz koþtu bu Evliya hatuna.
Üzülme, evine git
Seyyidet Nefise hazretleri;
- Üzülme, buyurdu. Evine git. Yakýnda rýzkýn gelir.
Kadýn gitti eve.
Az sonra birileri Seyyidet Nefise hazretlerine gelip arzettiler:
- Bir gemiye binmiþtik. Gemimiz su almaya baþlayýnca, batma tehlikesiyle karþýlaþtýk. Sizi vesile edip, dua ettik. Çok þükür kurtulduk.
- Nasýl kurtuldunuz?
- Bir kartal, yukardan indi. Aðzýndaki bohçayý, býrakýp havalandý. Baktýk ki, bohçanýn içi iplik dolu. O iplerle baðlayýp, hallettik iþi.
Þu parayý kabul edin
Sonra beþyüz dirhem uzattýlar.
- Þu da hediyemizdir. Lütfen kabul buyurun.
Seyyidet Nefise hazretleri o ihtiyar hatunu çaðýrýp sordu:
- O ipleri kaça satýyordun?
- Yirmi dirheme.
- Rabbimiz sana daha fazlasýný gönderdi, deyip, o beþyüz dirhemi verdi kadýncaðýza.
Ve tembih etti.
- Rýzýk için, bir daha üzme kendini.
|