Ebül Abbas-ý Mürsi hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gün þunu anlattý sevdiklerine:
Vaktiyle çok varlýklý, zengin biri vardý ki, kalbi, dünya sevgisiyle doluydu. Durmadan mal yýðmaya çalýþýyordu hýrsla.
Ayrýca da nefsinin kölesiydi.
O neyi isterse getiriyordu yerine.
Haram günah bilmiyordu.
O, bir gün Allah dostu bir büyük zata rastladý.
Þehrin bir kenarýnda, fakirane bir hayat yaþýyordu bu Veli zat,
Onu böyle görünce;
- Sen fakir birisin, dedi. Bir ihtiyacýn varsa bana söyle.
Hayýr, bunu yapamam
Veli zat, onu tanýyordu.
- Hayýr, bunu yapamam, buyurdu.
- Neden efendim?
- Çünkü sen, benim kölelerimin kölesisin.
Ve izah etti:
- Þöyle ki, benim iki tane kölem var. Bunlar, dünya hýrsý ve nefs-i emmaredir ki, benim hakimiyetim altýndadýrlar.
- Evet efendim?
- Halbuki sen, bu ikisinin hakimiyeti altýndasýn. Yani onlarýn kölesisin. Yani kölelerimin kölesisin. Öyleyse sen benden daha acizsin. Nasýl olur da kölemin kölesine bir ihtiyacýmý söyleyebilirim? Bu yakýþýr mý bana?
Adam anlamýþtý meseleyi.
Elini öpüp duasýný aldý bu zatýn.
Ve iyi bir Müslüman oldu.
Acele þeytandandýr
Bu zat, sevdiði bir gence sordu bir gün:
- Sana bir nasihatte bulunayým mý evladým?
- Tabii efendim, çok sevinirim.
- Hiç bir iþinde acele etme evladým, teenni ile hareket et. Teenni Rahmandan, acele þeytandandýr.
- Teenni nedir efendim?
- Teenni, acele etmemektir.
|