Muhammed Bakýr hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gece, çok ibadet etti.
Sonra þöyle yalvardý Rabbine:
- Yâ Rabbi, gece oldu. Yýldýzlar çýktý. Kullar uykuda. Ama sen dirisin. Her þeyi biliyor ve görüyorsun. Uyuman, uyuklaman olmaz senin. Rahmet kapýlarýný, herkese açmýþsýn. Kim dua etse, hemen kabul edersin.
Nasýl rahat uyunur?
Bir gün bazý dostlarý;
- Efendim, niçin rahat deðilsiniz? dediler.
Cevabýnda;
- Önünde, ölüm ve kabir olan bir kimse nasýl rahat olur? buyurdu. Sonra Mizan ve Sýrata uðrayacak olan kimse hiç rahat olabilir mi?
Þöyle devam etti:
- Amel defterim saðdan mý verilir, yoksa arkadan mý? Bunu bilmedikten sonra nasýl rahat ederim.
Þöyle bitirdi:
- Ecelinin ne zaman geleceðini bilmeyen bir kimse hasýl rahat yatar, nasýl uyuyabilir?
Ve dua etti.
- Yâ Rabbi, rahmetinden muradým þöyledir ki, ecelim geldiðinde vefatým, mahþere gittiðimde hesabým kolay olsun. Ve bana azap olmayan bir hayat ihsan eyle.
Ýlmihal okuyun!
Bir gün de;
- Her gün bir miktar ilmihal kitabý okumayý alýþkanlýk haline getirin, buyurdu.
Hikmetini sordular.
- Bunun iki faydasý var, buyurdu. Birincisi, buna her gün devam eden, öldüðünde þehit olarak ölür.
- Ýkincisi ne efendim?
- Ýkincisi de, öldüðünde bu okuma âdeti kabrinde de devam eder. Yattýðý yerde her gün ilmi artar ve kýyamette âlim olarak kalkar mezarýndan.
|