Gönül Sultanları.com >  Eshâb-ý Kirâm > Hifa hatun ile Süheyb
Hifa hatun ile Süheyb
Kadýn sahabilerden vardý ki Hifa hatun.
Rabbine tevekkül ve rýzasý tamdý onun.

Geçirirdi ömrünü ibadet ve taatle.
Güzellik ve ahlakta meþhur idi gayetle.

Hem dahi zengin olup, var idi çok serveti.
Lakin onun gözünde, yoktu malýn kýymeti.

O, hep ahiretini düþünürdü durmadan.
Ve ölüm hazýrlýðý içindeydi her zaman.

Ayrýca çok severdi Allah’ýn Resulünü.
Ona çok baðlý olup, dinlerdi her sözünü.

Ne müþkili olursa, danýþýrdý hep Ona.
Yine bir gün Resulün geldi huzurlarýna.

Dedi: (Ya Resulallah, bana bir iþ öðret ki,
Ben onu iþlemekle, kazanayým Cenneti.)

Buyurdu: (Bir erkekle evlenmelisin önce.
Dininin yarýsýný hýfz edersin böylece.)


Dedi: (Ya Resulallah, kim olur benim eþim?
Padiþah Necaþi’yi bile ben reddetmiþim.

Nice verenler oldu yüz deve, hayli ziynet.
Lakin ben, her birini çevirip eyledim red.

Madem ki þimdi bana, bu yoldadýr emriniz,
Razýyým, siz her kimi münasip görürseniz.)

Resulullah, birini tayin etseydi eðer,
Belki üzülürlerdi ismi söylenmeyenler.

Buyurdu: (Yarýn sabah, mescide önce gelen,
Kim ise, onun ile nikahlan, sonra evlen.)


Böyle buyurduðundan Allah’ýn Sevgilisi,
Alýnýp üzülmedi eshabýn hiçbirisi.

Lakin bir uyku verdi Hak teâlâ onlara.
Biri hariç, hepsi de uyumuþtu o ara.

Merak ile beklerken Allah’ýn Peygamberi,
Süheyb adlý sahabi giriverdi içeri.

Süheyb ki, hiç kimsesi bulunmayan bir garip.
Dünyalýk hiçbir þeye deðildi hem de sahip.

Rengi siyaha yakýn, yok idi güzelliði.
Uzun boylu ve lakin çelimsiz, zayýf idi.

Halbuki Hifa Hatun çok güzeldi ve zengin.
Resulullah buyurdu: (Ey Hifa, iþte dengin.)

(Peki Ya Resulallah) diyerek kabul etti.
Zira Resulullaha tamdý teslimiyeti.

Onun bu cevabýna sevindi Resulullah.
Bir hutbe okuyarak yapýldý akd-i nikah.

Sevindiler buna hep, o gün cümle sahabi.
Az sonra, Resulullah çaðýrarak Süheyb’i,

Buyurdu: (Kalk ya Süheyb, bir þeyler al geline.
Ve zevcenin elinden tut da götür evine.)

Dedi: (Ya Resulallah, dünyalýk yok bir þeyim.
Malum yoktur evim de, nereye götüreyim?)



Ayný kabre kondular

Süheyb, Resulullaha halini arz edince,
Gelip Hifa Hatuna söylediler hemence.

O zaman Hifa Hatun þöyle dedi cevaben:
(Filanca konaðýmý hibe ettim ona ben.

Þu bir kese dolusu altýn da, onun olsun.
Gelip beni alarak, evimize götürsün.)

Allah’ýn Sevgilisi, çok memnun oldu buna.
Dua etti o zaman hem Süheyb’e, hem ona.

Süheyb’le Hifa Hatun sonra veda ederek,
Geldiler o konaða Allah’a hamd ederek.

Akþam yemek yiyip de, gelince yatma vakti,
Hifa Hatun, Süheyb’e þu fikri teklif etti:

(Ey Süheyb, bilirsin ki bir nimetim ben sana.
Lakin buna mukabil, bir mihnetsin sen bana.

Þükretmen lazým gelir senin iþbu nimete.
Benim dahi sabretmem gerekir bu mihnete.

Ýþte bu ikisini ifa için ey Süheyb!
Gel, seninle bu gece ibadet edelim hep.

Sana, þükredenlerin sevaplarý verilsin.
Bana da, sabredenler ecri ihsan edilsin.)

Hazret-i Süheyb dahi, onun bu teklifini,
Gayet münasip görüp, kabul etti fikrini.

Ýkisi de o gece, ibadet yaptýlar hep.
Ve sabah namazýnda, mescide gitti Süheyb.

Ve lakin ondan evvel, gökten Cibril gelerek,
Onlarýn bu halini haber verdi tek be tek.

Dedi: (Ya Resulallah, müjde ver ikisine.
Kavuþtular Cennetin yüksek derecesine.)

Resulullah, Süheyb’e sual etti bu þeyi:
(Ya Süheyb, ne þekilde geçirdiniz geceyi?)

(Siz söyleyin) diyerek baþýný eðdi öne.
Anlattý Resul dahi ahvali kendisine.

Sonra da buyurdu ki: (Sizler Cennetliksiniz.
Rabbimizi Cennette mutlak göreceksiniz.)

Süheyb çok sevinmiþti Resulün müjdesine.
Derhal yere kapandý, þükrane secdesine.

Dedi ki: (Ya ilahi, beni baðýþladýysan,
Þu anda al ruhumu, günaha bulaþmadan.)

Kabul oldu duasý bu mümtaz sahabinin.
Ruhu, secdede iken kabzolundu Süheyb’in.

Eshab bunu görünce, pek çok duygulandýlar.
Onun bu durumunu görerek aðladýlar.

Resulullah buyurdu: (Bu vefat etti, ancak,
Bir haberim yine var, daha çok þaþýlacak.

Cebrail, þimdi gelip haber verdi ki þunu,
Hifa dahi evinde teslim etti ruhunu.)

Techiz ve tekfin gibi hizmetleri gördüler.
Sonra, ikisini de yan yana defnettiler.

www.gonulsultanlari.com