Resulullah Bedir’de, önce eshabý ile,
Gezdi harp sahasýný, bir keþif maksadiyle.
Zaman zaman durarak, buyurdu: (Yarýn sabah,
Þurada öldürülür filan kâfir inþallah.)
Kâfirlerin, vurulup düþeceði yerleri,
Gösterdi birer birer, Allah’ýn Peygamberi.
Hazret-i Ömer der ki: (Dikkat ettim, o sabah,
Nerelere iþaret ettiyse Resulullah,
Ve kimlerin ismini söyledilerse eðer,
Onlar, tam o yerlerde yerlere serildiler.
Hatta ne az geride, ne de ilerisinde.
Tam buyurduðu yerde öldürüldü hepsi de.)
Savaþtan sonra dahi, emir verdi o Server.
Þehid olan erleri, bir bir tesbit ettiler.
Muhacir ve Ensardan, toplam ondört mücahid,
Din-i Ýslam uðrunda olmuþtu o gün þehid.
Küffârdan yetmiþ kiþi lakin öldürülmüþtü.
Hatta yetmiþ kiþi de, yine esir düþmüþtü.
Cenaze namazýný kýlarak þehidlerin,
Sonra, kabirlerine ettiler bir bir defin.
Müþrik ölülerinden, yirmidört tanesini,
Kör bir kuyu içine, doldurdular hepsini.
Diðerlerini ise, bir çukura atarak,
Sonra, üzerlerine attýlar taþ ve toprak.
Þerefli eshabiyle, üç gün sonra o Server,
O çukurun baþýna gelerek hep beraber,
O azgýn müþriklerin adlarýný tek be tek,
Hatta babalarýnýn ismiyle söyleyerek,
(Ey Ümeyye bin Halef, ey Utbe bin Rebia!
Ey Ebu Cehl bin Hiþam!) diyerek etti nida.
(Siz, Peygamberinize, karþý ne mütecaviz,
Ve ona eza eden ne kötü kavimdiniz.
Sizler yalanladýnýz benim nübüvvetimi.
Baþkalarý inanýp, tasdik etti dinimi.
Siz beni, zor kullanýp çýkardýnýz þehrimden.
Baþkalarý, baðrýna bastýlar beni hemen.
Sonra siz, savaþtýnýz benim ile ruz-ü þeb.
Baþkalarýysa bana, yardýmcý oldular hep.
Ben, kavuþtum Rabbimin vaad ettiði zafere.
Siz de kavuþtunuz mu, azap ve elemlere?)
Böyle hitab edince o Sevgili Peygamber,
Bir þeyi merak edip, sordu hazret-i Ömer.
Dedi: (Ya Resulallah, bu sözleri, þimdi siz,
Þu cansýz leþlere mi, acaba söylersiniz?)
Peygamber efendimiz, buyurdu ki: (Ya Ömer!
O Allah ki, gönderdi beni hak bir Peygamber.
O Allah hakký için diyorum ki þüphesiz,
Siz beni, onlar kadar iyi iþitmezsiniz.)
|