Bir gün Ýsa Nebi’ye gelerek havariler,
(Dua et, gökten bize sofra insin) dediler.
Hiç de Ýsa Nebi'ye hoþ gelmedi bu fakat,
Buyurdu ki: (Bu iþte, nedir gaye ve maksat?
Þüphe mi edersiniz Allah’ýn kudretinden?
Deðilse, niçin bunu istersiniz siz benden?)
Dediler ki: (Allah’a ve sana inandýk biz.
Lakin istiyoruz ki, artsýn bu yakinimiz.)
Ýsa aleyhisselam, iki rekat bir namaz,
Kýlýp kalktý ayaða, saf saf oldu cümle nas.
Ayakta el baðlayýp, baþýný eðdi öne.
Sonra da, aðlayarak dua etti Rabbine.
Dedi: (Ya Rab, bir sofra indir de gökten bize,
Peygamber olduðuma olsun açýk mucize.)
Kendisine bir vahiy geldi ki Rabbimizden:
(Ya Ýsa, bu sofrayý indiririm size ben.
Lakin biri, nankörlük ederse bu sofraya,
Uðratýrým ben onu þiddetli bir belaya.)
O anda gördüler ki, bulutlar arasýndan,
Bir sofra iniverdi önlerine semadan.
Lakin Ýsa Peygamber, devamlý aðlýyordu.
Rabbine dua edip, þöyle yalvarýyordu:
(Beni, buna þükreden kullardan eyle ya Rab!
Rahmet kýl bu sofrayý, kýlma ceza ve azap.)
Sofranýn, misk-i amber misali kokularý,
Yayýlýp, mest eyledi orada olanlarý.
Ýsa Nebi, sofraya bizzat teþrif ederek,
Kaldýrdý örtüsünü Besmele söyleyerek.
Baktýlar, var sofrada kýzarmýþ yedi balýk.
Öyle ki, hiç birinde yok idi pul ve kýlçýk.
Ayrýca, yedi piþmiþ, taze sýcak çörekler.
Bir yanda tuz ve sirke, öbür yanda meyveler.
Ýsa aleyhisselam, fakir, hasta ve sakat,
Kim varsa, o sofraya davet etti o saat.
Buyurdu ki: (Bu rýzýk, lutfüdür Rabbimizin.
Yiyiniz, size þifa, beladýr gayri için.)
Binüçyüz kiþi gelip, yediler fazla fazla.
Yine de bir azalma olmadý onda asla.
Bu bereket sofrasý, doyunca herkes yine,
Gözlerinin önünde yükseldi gökyüzüne.
O sofra, gün aþýrý, kuþluk vakti gelirdi.
Öðle üzeri tekrar, semaya çekilirdi.
Hem de o, yükselirken yer yüzünden göklere,
Onun gölgesi dahi, düþerdi hatta yere.
Onun bereketiyle, þifa buldu çok hasta.
Fakirler zengin olup, kavuþtular rahata.
Sonradan kadýn erkek, zengin fakir, hür köle,
Tam kýrk gün, bu sofradan yediler böylelikle.
Sonra bir vahiy geldi Allahü teâlâdan:
(Saðlamlarla zenginler yemesin bu sofradan.)
Bundan sonra bazýsý, baþladýlar isyana.
Ve arka çevirdiler bu ilahi ihsana.
Hatta alay ederek, dediler ki: (Bunu siz,
Gerçekten hak nesne mi telakki edersiniz?)
Küfran-ý nimet eden o nasipsiz kiþiler,
Bir anda, birer domuz þekline dönüþtüler.
Ve üç günün sonunda, hepsi de oldu helak.
Verdi cezalarýný onlarýn cenâb-ý Hak.
|