Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Dünyada, en kýymetli þey nedir > Tevazu üzere ol
Tevazu üzere ol
Abdülhâlýk Goncdüvani, büyük Velilerdendir.
Kararmýþ gönülleri, nuruyla etti tenvir.

Babasý Abdülcemil, o da âlim insandý.
Ve Ýmam-ý Malik’in mübarek soyundandý.

Hazret-i Hýzýr ile görüþürdü o bizzat.
Derdi olan, hep ona ederdi müracaat.

Bir gün, hazret-i Hýzýr gelerek ona yine,
Oðlu olacaðýný müjdeledi kendine.

Buyurdu: (Bu yakýnda olur salih bir oðlun.
Doðduðunda, ismini Abdülkadir koy onun.)

Henüz beþ yaþýndayken, ilim öðrenmek için,
Babasý, Buhara’ya gönderdi onu ilkin.

Hace Sadreddin diye, vardý ki bir hocasý,
Bunun üstün halini, almadý havsalasý.

Zira öyle sualler sorardý ki o yaþta,
O, aciz kalýyordu cevabýnda en baþta.

Nihayet bir gün ona buyurdu ki: (Ey oðlum!
Sana cevap vermekten, ben aciz kalýyorum.

Bunlar, kalb ilmi ile ilgilidir bilhassa.
Ýnþallah kavuþursun böyle yüksek bir þahsa.

Yani bu ilimlerde, bir kâmil-i mükemmil,
Senin suallerini çözebilir, ben deðil.)

O günden itibaren hazret-i Abdülhalýk,
Böyle kâmil bir rehber arar oldu hep artýk.

Hýzýr aleyhisselam, yine bir gün gelerek,
Zikir talim eyledi, kendisi öðreterek.

Manevi evlatlýða kabul edip sonunda,
Ona, ilk üstad oldu bu tasavvuf yolunda.

Kendisi anlatýr ki: Yaþým, yirmi ikiyken,
Bir gün, hazret-i Hýzýr yanýma geldi birden.

Yusüf-ü Hemedani adýnda bir veliye,
Beni alýp götürdü, terbiye etsin diye.

Cemalini görünce, sevdim onu velhasýl.
Esas istifadeyi edindim ondan asýl.

Vefatý yaklaþýnca, manevi oðlu olan,
Evliya-yý Kebir'e, bir þeyler dedi o an.

Buyurdu ki: (Ey oðul, þudur ki vasiyetim,
Ýlim, edep ve hayâ üzere ol her daim.

Ýslam âlimlerinin üstün eserlerini,
Oku, sindir gönlüne onlarýn sözlerini.

Çalýþ, tahsil eyle ki fýkýh, tefsir ve hadis,
Zira insan, ilimle olur üstün ve aziz.

Sana yakýþacak þey, edep, hayâ, tevazu.
Zira hep yükseklerden, aþaðýya akar su.

Dünya düþkünleriyle olma ki hiç arkadaþ,
O, seni felakete sürükler yavaþ yavaþ.

Helalden ye yemeði, kahkaha atma asla.
Zira gönlü öldürür, gülersen eðer fazla.

Herkese merhamet et, kimseyi görme hakir.
Helak eder insaný zira gurur ve kibir.)


Müminin firaseti

Bir aþure günüydü, hazret-i Abdülhalýk,
Sohbet ediyordu ki mescitte bir aralýk,

Müslüman kýyafetli bir genç girdi içeri.
Talebe arasýnda, oturdu diz üzeri.

Bu büyük zat, bir yandan hem sohbet ediyordu,
Bir yandan da, dikkatle o gence bakýyordu.

Sohbetin arasýnda, bir ara o genç adam,
Dedi ki: (Ey efendim, Resul aleyhisselam,

Firaset-i müminden sakýnýn ey insanlar!
Zira o, Rabbimizin nuruyla eder nazar.

Diye, bir hadisinde, buyurdu ki Eshaba:
Bu hadis-i þerifin sýrrý nedir acaba?)

Buyurdu: (Sýrrý þu ki, belindeki zünnarý,
Çýkar da Müslüman ol, kandýrma insanlarý.)

Genç, itiraz ederek dedi: (Allah korusun.
Yani sen, þimdi bende zünnar mý var diyorsun?)

Buyurdu: (Þu hýrkaný çýkar da öyle ise,
Zünnar olmadýðýný, isbat et madem bize.)

Çýkardý hýrkasýný, o genç istemeyerek.
Belinde baðlý zünnar çýkýnca, üzüldü pek.

Yalan söylediðine utandý, mahcup oldu.
O an Ýslam’a karþý, kalbine sevgi doldu.

Hem de bir evliyanýn, Allah'ýn nuru ile,
Nazar edeceðini anladý böylelikle.

Kalbinde ona karþý, duydu büyük muhabbet.
Ve getirdi aþk ile, kelime-i þehadet.

O zaman o büyük zat buyurdu ki: (Ey dostlar!
Bu, kesti zünnarýný ve affa oldu mazhar.

Gelin, biz de keselim bizdeki zünnarlarý.
Olsun imanlarýmýz kâmil ve þirkten arý.

O, maddi zünnarýný kesti ve etti iman.
Biz, kalbdekini kesip, bulalým tam itminan.

Þu kibir zünnarýný kalbden kesip atalým.
Gizli þirk belasýndan, böylece kurtulalým.)

Þaþkýna döndü herkes onun bu sözlerinden.
Ýmamýn ayaðýna düþtüler hepsi birden.

Herbirinin kalbinden, onun himmeti ile,
Gitti gurur ve kibir, kalmadý zerre bile.

Bu zatýn tek gayesi, dine hizmet yapmaktý.
Her duasý, indallah kabul olan bir zattý.

Ýnsanlar, hatta cinler, bu mübarek kiþinin,
Yanýna koþarlardý, bir dua almak için.

Yine sevenlerinden birisi, çok uzaktan,
Dergaha gelmiþti ki, dua alsýn bu zattan.

Az sonra, güzel yüzlü, þýk giyimli genç biri,
Gelip dua istedi ve çýkýp gitti geri.

Lakin gelen misafir, çok merak etti onu.
Sual etti Ýmam'dan onun kim olduðunu.

Buyurdu: (Melek idi, biraz önce gördüðün.
Dua istemek için, bize gelir bazý gün.)

www.gonulsultanlari.com