Balým Sultan "rahmetullahi aleyh", Balýkesir Velilerindendir.
Hacý Ýlbey mahallesindeki türbesinde yatýyor.
Osmanlý devletinin kuruluþu sýrasýnda çok büyük hizmetler görmüþ, manevi önder olmuþtu insanlara.
Kerametleri vardý mübarek zatýn.
Mesela o yerin valisi bir gün geldi bu zata.
- Hocam! dedi, kýsmetse bugün uzun bir yolculuða çýkýyorum. Dua buyurun.
Balým Sultan bir müddet tefekkür ettikten sonra;
- Bugün gitmeseniz iyi olur, buyurdu.
- Neden efendim?
- Korkarým baþýnýza bir þey gelir.
Vali;
- Peki efendim, dedi.
Ama yine çýktý o sefere.
Çýktý ama, piþman oldu tabii.
Zira yolda çok hýzlý gidiyordu ki, atý tökezleyip attý üzerinden valiyi.
Zavallý hýzla yere çakýlýp, kanlar içinde yýðýldý oraya.
Bayýlmýþtý.
Yolcular onu alýp baygýn vaziyette evine götürdüler.
Kendine geldiðinde;
“Tövbeler olsun”, diye mýrýldandý gayr-i ihtiyari. “Allah adamlarýnýn sözlerinden çýkmayacaðým bir daha”.
Yanýndakiler sordu hayretle:
- Hayrola, niye böyle diyorsun?
- Sormayýn, dedi. Hocam beni ikâz etmiþ, “Bugün gitme!” buyurmuþtu.
- Sen ne yaptýn?
- Dinlemedim Onu. Ve bu geldi baþýma.
Ve öðütledi:
- Siz siz olun. Büyük zatlara itiraz etmeyin. Onlarýn her sözünde bir hikmet vardýr muhakkak.
Akýl iþi deðil
Bir gün de sevdiði bir gence nasihat ederken;
- Evladým, sonu olan bir þeyi elde etmek için, sonsuz olaný vermek, akýl iþi deðildir, buyurdu.
Ve izah etti:
- Yani bir dünyalýk ele geçirmek için dinden taviz vermek ahmaklýk, dinini korumak için dünyalýk vermek, iyidir.
Þöyle devam etti:
- Bu devir, “Ýmanýný korumak” devridir evladým. Büyükler, imanýný kaybetme endiþesiyle söðüt yapraðý gibi titremiþlerdir.
Delikanlý sordu:
- Efendim imanýn gitmesi öyle kolay mýdýr?
- Tabii yavrum. Nasýl ki bir kelimeyle iman ediliyorsa, bir kelime ile de gidebilir mâzallah. Çok dikkatli olmak lazým.
- Bunun için ne yapmalý efendim?
- Küfre sebep olan þeyleri iyi öðrenip bu gibi söz ve hareketlerden kaçýnmalýdýr. Müslüman, lalettayin yaþamaz. korkulu olur daima.
|