Balýkesir’in Sýndýrgý kazasýnýn, Hisaralan köyünde yatan bir Allah dostu var.
Ýbrahim Dede "rahmetullahi aleyh".
Vaktiyle hizmetini yapardý zengin bir aðanýn.
Aða, hacca gitti bir sene.
Ve bir gün caný helva istedi orada.
Onun bu arzusu Ýbrahim Dedeye malum olunca koþtu aðanýn hanýmýna:
- Bir sahan helva yapar mýsýn?
- Olur, ama ne yapacaksýn?
- Birine göndereceðim.
O esnada Aða Mekke’de, çadýrýnda namaz kýlýyordu.
Selam verince, bir sahan helva gördü yanýnda.
Yeni piþmiþ, sýcacýk.
“Biri býrakmýþtýr” diye düþündü.
Afiyetle yiyip, dua etti gönderene.
Ancak sahan yabancý gelmedi ona.
“Bu, bizim sahana ne kadar da benziyor” diye geçirdi içinden.
Ve Hacdan döndü.
Hanýmý, eþyalarý arasýnda helva sahanýný görünce þaþýrdý.
Ve sordu hayretle:
- Bu sahan evdeydi. Sende ne arýyor?
- Evde miydi?
- Evet, ben bununla helva yapýp, Ýbrahim Dedeye vermiþtim. O günden beri bu sahaný arýyorum.
Aða da olanlarý anlatýnca bilmece çözüldü.
Ben su çýkarýrým
Yine þiddetli bir kuraklýk olmuþtu o köyde.
Köy halký kýrýlmaya baþlamýþtý susuzluktan.
Ýbrahim Dede;
- Üzülmeyin! dedi onlara. Ben burada su çýkarýrým.
Köylüler sevindiler.
- Sahi mi?
- Evet, ama bir þartým var.
- Emret, ne dersen yaparýz.
- Kavga döðüþ yapmayacaksýnýz bu suyun baþýnda. Kavga ederseniz, su kesilir.
- Tamam tamam, sen çýkar suyu.
Mübarek zat kalktý.
Ve vurdu deðneðini yere.
Anýnda bir su fýþkýrdý o yerden.
Berrak, tatlý ve serin.
O gün bugün, akýp durur ayný su.
Köylülere soruyorlar:
- Hiç kesildiði oluyor mu?
- Evet, kavga olunca kesiliyor. Taraflar barýþýnca, tekrar akýyor.
|