Burhaneddin Tirmizi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Evliyasýndandýr.
Bir gün, bir sevdiði nasihat istedi ondan.
Cevabýnda;
- Önce vermesini öðrenmemiz lazým, buyurdu.
Adam sordu:
- Neyi verelim efendim?
- Neyi seviyorsak, onu.
O ara bir sessizlik oldu.
Mübarek zat sordu ona:
- Ýnsan en çok neyi sever sence?
Adam düþünmeden cevapladý.
- Elbetteki parayý.
- Öyleyse paramýzý vereceðiz. Eshab-ý kiramýn tek ortak özelliði vardý. Vermek. Her þeylerini verirlerdi. Mallarýný, mülklerini, paralarýný.
Adam sordu:
- Ya paramýz yoksa hocam?
- Hiç olmazsa güler yüz gösteririz. O da bir sadakadýr.
Neden bereket yok?
Bir gün de;
- Hocam, elimize çok para geçtiði halde yine maddi sýkýntý çekiyoruz. Sebebi nedir acaba? diye sordular.
Cevabýnda;
- Bereket yok da ondan, buyurdu.
- Neden bereket yok efendim?
- Çünkü namazlar vaktinde kýlýnmýyor ve Allahü teâlânýn emir ve yasaklarýna riayet edilmiyor. Bunlarý yapmayanlara Allahü teâlâ dört musibet verir.
Ve sýraladý onlarý:
- Rýzýklar daralýr, hastalýklar artar, emniyet olmaz ve merhamet kalkar.
Sordular:
- Peki Ýslamiyet’e uyulursa efendim?
Buyurdu ki:
- O zaman bu sýkýntýlarýn hiçbiri olmaz.
|