Manisa-Akþehir’de, Þeyh Sinan camii avlusunda bir Veli zat yatýyor.
Þeyh Sinan Efendi "rahmetullahi aleyh".
Sevenlerinden biri hastalanýp yataða düþtü bir gün.
Doktorlar çare bulamadý derdine.
Adamcaðýz çaresizdi.
Nihayet bu zatý hatýrladý.
Ve Manisa’daki bir dostuna mektup yazýp rica etti:
“Þeyh Sinan hazretlerinin türbesine git. Orada bana dua et. Ola ki Hak teâlâ o zatýn hürmetine bana þifa verir”.
Mektubun üzerinden bir hafta kadar geçmiþti ki, bir Cuma sabahý, ani bir iyileþme hissetti vücudunda.
Bütün aðrýlarý dinmiþ, sýhhate kavuþmuþtu tamamen.
Sevinçle fýrladý yataktan.
Hastalýðýndan eser kalmamýþtý.
Bir kaç gün sonra;
Manisa’daki arkadaþýndan mektup geldi.
Diyordu ki:
“Cuma sabahý türbeye gidip, hastalýðýn için dua ettim. Ümit ederim þimdi iyileþmiþsindir. Selam ederim”.
Adamcaðýz bu cümleleri okuyunca, tutamadý gözyaþlarýný.
Derhal üç ihlas bir fatiha okudu.
Ve gönderdi mübarek ruhuna.
Nasihat dinlemiyorlar
Bir gün biri bu zata;
- Efendim, çocuklarýma nasihat ediyorum, dinlemiyorlar. Acaba sebebi nedir? diye sordu.
Mübarek zat buyurdu ki:
- Bir nasihat dinlenmiyorsa, bunun iki sebebi vardýr. Ya dinleyenlerin kalbleri günah iþlemekten kararmýþtýr. Ya da nasihat eden, söylediðini kendi yapmýyordur.
Adam düþünceye daldý ve;
- Ben söylediklerimi yapmýyorum, dedi yavaþça.
Buyurdu ki:
- Öyleyse sebep budur.
|