Çelebi Bustan "rahmetullahi aleyh", Konya’da yetiþen Velilerdendir.
Bir gün;
- Ýnsan kabre girince, Allahü teâlâ ona “dört sual” soracak, buyurdu. Bunlara güzel cevap vermeye hepimiz hazýrlanmalýyýz.
Sordular:
- O sualler nedir efendim?
Buyurdu ki:
- Birincisi, “Ey kulum! Ben sana saðlam bir vücut verdim. Sen bu emaneti nerelerde kullanýp eskittin? Hayýrda mý, þerde mi?” diye soracak.
- Ýkincisi ne hocam?
- Ýkincisi, “Ben sana ilim verdim. Onu nereye harcadýn?” diye soracak. Yani insanlarýn istifadesine mi, yoksa onlarýn imhasýna mý?
- Üçüncüsü efendim?
- Üçüncüsü, “Ömrünü, nerelere harcadýn?” Yani boþa mý harcadýn, faydalý þeylere mi?
- Ya dördüncüsü efendim?
- Dördüncüsü ise, “Parayý nereden kazandýn, nerelere harcadýn?” diye soracak. Yani helalden mi kazandýn, haramdan mý? Helal yerlere mi harcadýn, haramlara mý?
Baþarýlý çalýþma nasýl olur?
Gencin biri de;
- Hocam, baþarýlý çalýþma nasýl olur? diye sordu bu zata.
Cevaben;
- Baþarýlý çalýþma, ahirette iþe yarayan çalýþmadýr, buyurdu. Ahirette iþe yaramayan iþlerin kýymeti yoktur. Çünkü o kiþi, ahirette Cehenneme girmekten kurtulamaz.
Ve sordu o gence:
- Kendisini Cehennemde yanmaktan kurtaramayan birine baþarýlý denir mi evladým?
- Denmez efendim.
- Ýþte asýl baþarý, “Kendini Cehennemden kurtarmak”týr. Bunu baþaramayan bir kimse, bütün dünyayý elde etse bile, ne kýymeti vardýr? Sonunda yanacak çünkü.
|