Bali Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Evliyasýnýn büyüklerindendir.
1572 de Ýstanbul’da vefat etti.
Bu zatý bir düðün yemeðine davet ettiler.
Kabul edip teþrif etti.
Ancak yemek sýrasýnda birisi yüksek sesle malayani þeyler konuþup üzdü bu büyük Veliyi.
Mübarek zat, onun bu hareketinden rahatsýz olmuþtu.
Ev sahibini çaðýrýp kulaðýna fýsýldadý:
- Þu adama söyleyin. Ya sussun, ya da gitsin buradan!
Ev sahibi;
- Baþ üstüne efendim, dedi.
Ve gidip ikâz etti adamý.
Ancak o, susmadýðý gibi, dýþarý da çýkmadý.
Devam etti edepsizliðine.
Ev sahibi çaresizdi.
Geri gelip büktü boynunu.
Hani, “Ne yapayým, dinlemiyor” demek istemiþti.
Mübarek zat;
- Üzülme, buyurdu. O þimdi terk edecek burayý.
Hakikaten az sonra kapý çalýndý.
Açtýlar.
Bir çocuk, heyecanla o adamýn yanýna koþtu ve;
- Yetiþ amca! dedi. Sizin çocuk damdan düþtü!
Bunu duyan adam, fýrladý hemen dýþarý.
Gidiþ o gidiþ.
Bir daha da gelmedi oraya.
Oradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar.
- “Allah dostlarý”ný üzenlerin cezasý acele verilir, diyorlardý birbirlerine.
Kalbin nurlanmasý için
Bir gün de bu zata;
- Efendim, kalbimizin nurlanmasý için ne yapalým? diye sordular.
Cevabýnda;
- Kýzdýðýnýz kimseye dua edin, buyurdu. Zira kalbi en ziyade nurlandýran þey budur.
Arzettiler:
- Ama bu, çok zor efendim.
- Evet zor. Ama marifet, zoru baþarmaktýr, buyurdu.
|