Mekke-i mükerremede vefat eden büyük Veli Ebu Ahmed el Kalanisi "rahmetullahi aleyh" hazretlerinin bulunduðu þehre yeni bir vali tayin olmuþtu.
Ancak yeni vali kýymetini bilmiyordu bu zatýn.
Ona yukardan bakýyor ve sýk sýk rahatsýz ediyordu.
Bir gün de ansýzýn dergaha geldi.
Ve paldýr küldür içeri girip;
- Çabuk terk et burayý! diye baðýrdý.
Büyük zat sordu:
- Neden?
- Çünkü sen insanlarý yoldan çýkarýyorsun!
Mübarek zat hiç kýzmadý.
Hatta ona þefkatle bakýp;
- Pekala gideriz! Ama...
Vali kesti sözünü.
Ve hiddetle baðýrdý bu Veliye:
- Ne amasý be adam? Hemen çýk git!
- Bir þey arz edebilir miyim vali bey?
- Neymiþ o, çabuk söyle!
- Þu anda hanýmýnýz doðum sancýsý çekiyor. Siz eve koþun. Biz de dua edelim. Ýnþallah kurtulsun. O zaman gideriz.
Vali gerçekten de doðum bekliyordu o günlerde.
Hemen eve koþtu.
Baktý ki herkesin yüzü gülüyor.
Yakýnlarý sevinçle yanýna gelip;
- Müjde, bir oðlun oldu! dediler.
Hanýmý da çok sevinçliydi.
- Efendi, az önce çok enteresan bir þey oldu, dedi.
- Hayrola ne oldu?
- Aðrýdan kývranýyordum ki, nur yüzlü bir zat göründü ve; “Korkma kýzým, sana dua ediyorum. Ýnþallah kolay kurtulacaksýn!” deyip kayboldu gözden.
- Sonra?
- O böyle der demez sancýlarým dindi. Doðum anýnda hiç acý hissetmedim. Çok merak ediyorum. Acaba kimdi o zat?
Vali anlamýþtý meseleyi.
- Ben biliyorum, dedi.
Ve koþtu dergaha.
Ellerine sarýlýp;
- Özür dilerim efendim, lütfen affedin! diye yalvardý.
Artýk müdavimi olmuþtu dergahýn.
Mümin kibirli olmaz
Bu zat bir gün;
- Müslüman kibirli olmaz. Mümine tevazu yakýþýr, buyurdu.
Sordular:
- Kibirden kurtulmanýn yolu nedir efendim?
Buyurdu ki:
- Bunun yolu, kibirli olmayanlarla beraber olmaktýr.
|