Irak’ta yetiþen Velilerden Ebu Bekir-i Vasýti "rahmetullahi aleyh" hazretleri zamanýnda, bir grup insan geldi bu havaliye.
Sokak sokak dolaþarak ateþ yemek, ateþe girmek, yahut dilleri üzerinde kýlýç gezdirmek gibi gösteriler yapýp insanlarýn dikkatlerini çektiler.
Bazý sevdikleri bu zata gelip;
- Efendim, bu insanlarýn yaptýklarý hakkýnda ne dersiniz? diye sordular.
Cevaben;
- Bu gibi iþlerin, dinimizle hiçbir ilgisi yoktur, buyurdu.
Ve sordu onlara:
- Asýl marifet nedir, biliyor musunuz?
- Nedir efendim?
- Ýslamiyet’e uymaktýr. Ýslam’ýn bir emrini yapmanýn yanýnda, bu iþler lüzumsuz, hatta günahtýr.
Kötü arkadaþtan sakýn!
Bir gün de, genç bir Müslümana;
- “Kötü arkadaþlar”dan sakýn evladým, buyurdu. Onlar, Allah’ýn merhametini ileri sürüp seni aldatýrlar.
Genç sordu:
- Allahü teâlâ merhametli deðil mi efendim?
- Elbette merhametlidir, buyurdu. Ama unutma ki azabý da çok þiddetlidir. Günah iþleyenleri yakar.
Zerre kadar imaný olan
Bir gün de sohbetinde;
- Allahü teâlâ, bu dünyada müminlere de acýr, kâfirlere de, buyurdu. Dünya nimetlerini hepsine serper. Ama ahrette, yalnýz müminlere acýyacaktýr.
Sordular:
- Günahkâr müminler ne olacak efendim?
- Kalbinde zerre kadar imaný olan kimse Cehenneme girse de orada sonsuz kalmayacaktýr. Ama kâfirler, Cehennemden hiç çýkarýlmaz, orada sonsuz olarak yanarlar.
Dua kabul olmasý için
Bir gün de;
- Efendim, dualarýmýzýn kabul olmasý için ne yapalým? diye sordular bu zata.
Cevaben;
- Büyükleri vesile ederek dua edin, buyurdu.
Ve daha açýkladý:
- Yani “Filan evliyanýn hürmetine...” diyerek dua edin. O zaman kabul olur dualarýnýz.
|