Evliyanýn meþhurlarýndan Ahmet Kuseyri hazretleri "rahmetullahi aleyh", bir gün sevdiklerine;
- Kardeþlerim, insan ahirete giderken malýný da birlikte götürebiliyor mu? diye sordu.
Cevaben,
- Hayýr efendim, dediler.
- Çoluk çocuðunu götürebiliyor mu?
- Hayýr efendim.
- Peki ne götürüyor öyleyse? Sadece amellerini. Hatta sadece “Allah için” yaptýðý halis amellerini götürebiliyor. Yani ahiretin sermayesi, yalnýz Allah için yapýlan amellerdir.
Ve ekledi:
- Fakat ne kadar ihlaslý olursa olsun, hiç kimse ameliyle Cennete giremez.
Sordular:
- Ya ne ile girer hocam?
- Yalnýz Allahü teâlânýn ihsaný ile.
- Peygamberler de mi efendim?
- Evet, onlar da. Nitekim Peygamber efendimiz aleyhisselam; “Hiç kimse kendi ameliyle Cennete giremez” buyurduklarýnda,
Eshab-ý kiram;
- Sen de mi ya Resulallah? diye sordular.
Efendimiz aleyhisselam cevaben;
- “Evet, ben de” buyurdular.
Peygamber efendimiz böyle olursa, bizim gibi günahkârlarýn halini düþünelim artýk. Bu durumda yapacaðýmýz bir iþ var.
Sordular:
- O nedir efendim?
- Allahü teâlânýn sýfatlarýyla sýfatlanmak. Yani af edici olmak, öfkelenmemek, yumuþak huylu olmak lazým. Çünkü Allahü teâlâ böyle olan kullarý seviyor. Cennet de, Allahü teâlânýn sevdiði yerdir.
Þöyle bitirdi:
- Cenâb-ý Hak sevdiði kullarýný, sevdiði yerde, yani Cennette aðýrlayacak ahirette. Allahü teâlâ bizleri de öyle olan kullarýndan eylesin.
- Amin.
Sabýr, susmaktýr
Bir gün de;
- Tasavvuf nedir? diye sordular bu zata.
Cevaben;
- “Tasavvuf”, zamaný en iyi þekilde kullanmaktýr, buyurdu.
Sordular yine:
- Sabýr nedir efendim?
- Susmaktýr, buyurdu.
- Namazda Allahü teâlâyý hatýrlamanýn yolu nedir efendim?
- Bir kimse yemek yerken Allahü teâlâyý ne kadar hatýrlarsa, namazda da o kadar hatýrlar.
|