Edirne Evliyasýndan Ömer Baba’ya “rahmetullahi aleyh“, bir gün;
- Efendim, ibadetlerin en kýymetlisi nedir? Diye sordular.
Cevabýnda,
- Hubbu fillah ve buðdu fillahtýr ki, Allah için sevmek ve Allah için sevmemektir, buyurdu.
Sonra þunu anlattý:
Hak teâlâ, Musa aleyhisselama;
- “Benim için ne amel ettin?” diye sordu.
Cevaben:
- Ya Rabbi! Senin için namaz kýldým, oruç tuttum, zekat verdim, ismini çok zikrettim, diye arzetti.
Cenâb-ý Hak;
- “Ya Musa! Namazlarýn sana burhandýr. Oruçlarýn Cehennemden siperdir. Zekat, kýyamet gününün sýcaklýðýndan koruyan gölgedir. Ýsmimi söylemen de, kabir ve kýyamet karanlýðýnda seni aydýnlatan nurdur” buyurdu.
Ve þöyle sordu:
- “Yani bunlarýn faydalarý hep sanadýr. Benim için ne yaptýn?”
Musa aleyhisselam;
- Ya Rabbi! Senin için olan ameli bana bildir! diye yalvardý.
Cenâb-ý Hak:
- “Ya Musa! Dostlarýmý benim için sevdin mi? Ve düþmanlarýma benim için düþmanlýk ettin mi?” buyurdu.
Musa aleyhisselam, Allah için amelin, “Hubbu fillah” ve “Buðdu fillah” olduðunu anladý.
Nasýl dua edilir?
Bir gün de;
- Kardeþlerim, dua ederken, Peygamberleri ve Allah dostlarýný vesile ederek isteyin, buyurdu.
Ve izah etti:
- Yani o büyüklerin isimlerini söyleyerek, “Onlarýn hürmetine...” diye dua edin. Böyle dua edilirse, kabul olma ihtimali yüksektir.
Sordular:
- Hikmeti ne efendim?
- Çünkü Allahü teâlâ onlarý çok sever. Onlarýn hatýrý için istenileni verir. Ayrýca mucize ve keramet, ölümle bitmez. Hatta Evliyalar, diri iken, kýnýndaki kýlýç gibidirler.
- Ya ölünce hocam?
- Ölünce, kýnýndan çýkan kýlýç gibi olurlar ki, tasarruflarý daha kuvvetli olur haliyle.
|