Eski Kadýköy müftüsü Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, nasihat isteyen bir gence;
- Oðlum! Fýrsat ganimettir, buyurdu. Yani zaman çok kýymetlidir. Bu kýymetli ömrü faydasýz þeylere harcama. Allahü teâlânýn razý olduðu, beðendiði þeyleri yapmakla geçir!
- Ýbadetle mi geçireyim efendim.
- Evet evladým. En kýymetli ibadet, beþ vakit namazdýr. Namazlarý, vaktinde ve cemaatle ve “tadil-i erkan”a dikkat ederek kýl.
Þöyle devam etti:
- Nefsine uyma oðlum. Dünyanýn geçici lezzetlerine aldanýp da günah iþleme. Ölümü düþün.
- Ama henüz çok gencim hocam.
Mübarek zat gülümsedi:
- Genç olan ölmez mi? Ölenler hep ihtiyar mý?
Ýman ve ibadet
Bir gün de sohbetinde;
- Dinimiz iki kýsýmdýr, buyurdu. “iman” ve “ibadet”. Bu ikisinden, iman daha mühimdir, buyurdu.
- Neden efendim? dediler.
- Çünkü iman doðru olmazsa, insan Cehennemden kurtulamaz. Ameli olmayanlarýn kurtulmasý umulur.
Ve izah etti:
- Yani bunlarýn iþi, Allahü teâlânýn iradesine kalmýþtýr. Dilerse affeder, dilerse, günahlarý kadar azab eder ve sonra Cehennemden çýkarýr.
- Ýmaný olduðu için mi efendim?
- Evet. Zerre kadar imaný olan kimse, sonunda rahmete kavuþacaktýr.
- Ya kâfirler hocam?
- Onlar Cehennemde sonsuz kalacak, hiç çýkmayacaklardýr.
Þöyle bitirdi:
- “Ýman” ve “ibadet” bilgilerini öðrenmeyen ve çocuklarýna öðretmeyen bir baba, insanlýk vazifesini yapmamýþ olur.
|