Bursa Evliyasýndan Muslihiddin Tavil hazretlerine “rahmetullahi aleyh“, bir gün bazý sevdikleri;
- Efendim, elimize çok para geçtiði halde yine maddi sýkýntý çekiyoruz. Sebebi nedir acaba? diye sordular.
Cevabýnda;
- Bereket yok da ondan, buyurdu.
- Neden bereket yok efendim?
- Çünkü Allahü teâlânýn emir ve yasaklarýna riayet edilmiyor. Böyle kimselere Allahü teâlâ dört musibet verir, buyurdu.
Ve sýraladý bunlarý:
- Rýzýklar daralýr, hastalýklar artar, insanlar arasýnda emniyet olmaz ve merhamet kalkar.
Çaresini sordular.
- Tek çare, Ýslamiyet’e uymaktýr, buyurdu.
Verirsen artar
Bir gün de sevdiði bir genç;
- Efendim, ben malýmýn artmasýný istiyorum, ne tavsiye edersiniz? diye sordu.
Cevaben;
- Malýndan Müslüman fakirlere ver, buyurdu. Sevindir garipleri.
Delikanlý tekrar arzetti:
- Hocam, affedersiniz. Ben malýmýn artmasýný istiyorum, azalmasýný deðil.
Mübarek zat gülümsedi.
- Tamam iþte evladým. Ben de bunun için malýndan muhtaçlara ver diyorum.
- Verirsem azalmaz mý hocam?
- Hayýr. Bilakis artar. Sen verirsen, Allah sana daha çok verir oðlum. Bu, hep böyledir. Nitekim Allahü teâlâ; “Zekatý verilen malý arttýrýrým” buyuruyor.
Kabir azabý
Bir gün de sohbetinde;
- “Kabir azabý”, en çok dünyada üzerine idrar sýçratanlara ve insanlar arasýnda söz taþýyanlara olacaktýr, buyurdu.
Ve ekledi:
- Ama ehl-i sünnet olan Müslümanýn kabir azabý en fazla bir hafta sürer.
Sevindiler.
- Bir hafta mý dediniz efendim?
- Evet. Perþembe günü ikindi vakti kesilir ve bir daha hiç yapýlmaz. Cuma günü ölmüþse, hiç azap görmez.
Sordular:
- Ya kâfirler efendim?
- Onlar, Cuma ve Ramazan günleri hariç hep azaptadýr. Ne azalýr, ne de biter.
|