Baðdat Evliyasýndan Ebu Said-i Harraz hazretlerinin "rahmetullahi aleyh" huzuruna bir genç geldi bir gün. Bazý dini sualler sorup, aldý cevaplarýný.
Ancak soracaklarýndan birini unuttu o arada.
"Gýybet orucu bozar mý?" diye soracaktý.
Ama bir türlü hatýrlayamadý.
Tam kalkýyordu ki, büyük zat sordu:
- Baþka soracaðýn þey var mý evladým?
- Var efendim.
- Sor öyleyse.
Delikanlý bir müddet düþündü.
Ama hatýrlayamadý.
- Þey... unuttum efendim, dedi.
- Az daha düþün. Hatýrlarsýn belki.
Genç düþündüyse de yine hatýrlayamadý.
Büyük Veli döndü gence;
- Gýybet hakkýnda mý soracaktýn yoksa?
O zaman hatýrladý:
- Evet efendim.
- Gýybet, orucu bozmaz, ama sevabýný giderir, buyurdu.
Genç adam çok duygulanmýþtý.
Sarýldý ellerine.
Öptü ve bir daha ayrýlmadý yanýndan.
Dýþarýda düþman aramayýn
Bir gün de talebesine;
- Çocuklar, kendimize dýþarýda düþman aramayalým, buyurdu. En büyük düþman içimizdedir.
Sordular:
- O düþman, nefs mi efendim?
- Evet, kendi nefsimizdir, baþkasý deðil.
- Nefs, bize neden düþman hocam?
- Çünkü öyle yaratýldý. Onun tek bir gayesi vardýr ki, o da sahibini ateþe atmaktýr. Bunun için insana hep kötülükleri yaptýrýr. Ýyiliklere ise mani olur.
|