Büyük alim ve Veli Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün sevdiklerine;
- Kardeþlerim, çocuklarýnýza Ýslamiyet’i öðretin. Namaz kýlmanýn önemini anlatýn ve mutlaka kýldýrýn! buyurdu.
Ve ilave etti:
- Çocuðun istikbalini garantiye almak, iyi bir Müslüman olmasýyla mümkündür.
- Ya tahsil ve diploma efendim? dediler.
- Tahsil elbette lazým. Ama sýrf diploma ile istikbal garantiye alýnmýþ olmaz. Hatta bu, felaketine bile sebep olabilir. Yani dinini bilmeyen, imanýný kaybeder ve Cehennemde sonsuz yanar. Þimdi anladýnýz mý?
- Anladýk efendim.
Býrakýn insanlarý!
Bir gün de;
- Kardeþlerim, insanlarý memnun etmeyi deðil, Allahü teâlâyý memnun etmeyi, Onun rýzasýný almayý düþünün! buyurdu.
Ve ekledi:
- Kullarýn takdirini bekleyenler, pazara giden þu insana benzer ki, para kesesini açtýðýnda, “çakýl taþlarý”yla dolu görür. Onlarla bir þey alamaz tabii.
Dua almaya bakýn
Bir gün de sohbetinde;
- Herkesin duasýný almaya bakýn! buyurdu. Kul, kulun duasýyla affolunur çünkü.
- Kimlerin duasýný alalým efendim? dediler.
- Önce anne babanýzýn tabii.
- Sonra efendim?
- Sonra hocanýzýn, daha sonra aile büyüklerinizin ve üstünüzde hakký olanlarýn, daha sonra da herkesin.
Baþarýnýn sýrrý
Bir gün de, sevdiði bir gence;
- Oðlum, herkese iyilik et, hediye ver, buyurdu. Hatta düþmanýna bile.
Delikanlý þaþýrdý.
- Düþmanýma da mý efendim?
- Evet. Bunu yapabilirsen, sen rahat edersin.
Ve sordu ona:
- Sana muvaffak olmanýn sýrrýný söyleyeyim mi evladým?
- Sevinirim hocam.
- Baþarýnýn sýrrý ikidir. Birincisi, bütün günahlardan sakýnmak, ikincisi ise Müslümanlara iyilik etmektir.
|