Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Ýmam-ý Rabbani'nin aþýðýyým > Hep onu hayal ederdi
Hep onu hayal ederdi
Seyyid Fehim Arvasi hazretleri “kuddise sirruh“, mübarek hocasýný çok sever, bir an bile ayrýlmak istemezdi yanýndan.

Hep onu düþünür, onu hayal ederdi.
Tek düþüncesi, Onun teveccühüne kavuþmaktý.

Ona olan muhabbetinden, kapýsýnýn eþiðine yatar, sabahlardý ekseri.
Hem de kýþ geceleri.

Bazen þiddetli kar yaðýþý olurdu.
Hatta karlar üzerine yaðar, vücudu kaybolurdu.

Bir gün yine yatmýþtý o kapýnýn eþiðine.
Böyle "Halis sevgi"nin, doðrusu az rastlanýr eþine.

Üstadý Seyyid Taha hazretleri “kuddise sirruh“, o gece kalktý.
Teheccüd namazý kýlacaktý.
Abdest almak için dýþarý çýkacaktý ki, baktý Seyyid Fehim yatýyor eþikte.

Hemen tutup kaldýrdý yerden.

Ve buyurdu ki:
- Ey Fehim! Siz, ilimde derin bir bahr-i ummansýnýz. Bunu yere sermeye olmamalý hakkýnýz.

Büktü boynunu.
- Efendim! Yüksek himmetinize muhtaçtýr bu Fehim.

O zaman Seyyid Taha hazretleri, muhabbetle kucaklayýp sýktý onu kuvvetle.
Ýþte ne olduysa o anda oldu.
Kalbi nur ve feyizlerle doldu.

Öyle çok yükseldi ki tasavvufta, nefs, þeytan ona zarar yapamýyordu hatta.

Kendi kendine;
“Bu derece kâfidir” diye düþündü.

Sabahleyin, hocasý sordu ona:
- Sen hiç kaplan gördün mü Fehim?
- Görmedim efendim.

- Hususiyetini biliyor musun peki?
- Duydum ki, maksadýna ermek için hiç engel tanýmaz ve hiç kanaat etmezmiþ.

Buyurdu ki:
- Sen de öyle ol. Bu yolda edindiðin þeyleri kâfi görme!
- Peki efendim, dedi.

Daha da yükseldi.
Ve bir "Kâmil-i mükemmil" oldu nihayet.

Hocasý, icazet vermek istediðinde;
- Bu, aðýr bir yüktür efendim, dedi. Kaldýramam.

Buyurdu ki:
- Siz, bunu kabul etmekte, ihtiyar sahibi deðilsiniz. Çünkü bu icazet, nice tasdiklerden geçmiþtir. Baþta, bizzat Resul-i Ekrem Efendimiz, sonra cümle Sadat-ý kiram bunu tasdik etmiþlerdir. En son ben de mecbur kaldým tasdik etmeye.

Ve ekledi:
- Siz de mecbursunuz kabul etmeye.

www.gonulsultanlari.com