Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Bir zaman bizi azcýk sevmiþti > Ýçkiye mübtelaydým
Ýçkiye mübtelaydým
Seyyid Fehim Arvasi hazretleri ”kuddise sirruh“ zamanýnda, "Necati Bey" diye biri vardý.

Van’da adliye müfettiþiydi.

Bu kimse, vazifeyle "Müks"e gitti bir sene.
Hem de bayram arefesinde.

Kendisi anlatýyor:
Müks’e varýp, bayram namazý için camiye gittik.
Kaymakam ve ilçenin bazý mühim zatlarý da vardý.

Baktým, namazdan sonra çýkardýlar atlarý.

- Hayrola, dedim. Yolculuk mu var?
- Evet Necati bey.

- Hayýrdýr, nereye?
- Bizim bir âdetimiz vardýr. Her bayram namazýndan sonra Arvas’a gider, Seyyid Fehim hazretlerini ziyaret edip, duasýný alýrýz.

- Çok iyi. Ben de gelip göreyim o Veliyi.
- Olur. Sen de gel.

Atlara binip yola düþtük.
Ama içim bir hoþtu benim.
Zira "Din" ile pek ilgim de yoktu, bilgim de.

Ayrýca da, "Ýçki"ye mübtelaydým.
Ve bu halde bir "Evliya kiþi"yi ziyarete gidiyorduk.

Velhasýl "Arvas" sýnýrýndan içeri girince sanki baþka bir aleme girmiþtik.
Bir "Cennet" kokusu sardý bizi.

Heybeme "Ýki þiþe" de içki koymuþtum ihtiyaten.
Zira içmeden edemezdim.
Ýyi de bu þiþelerle gidemezdik o huzura.

Sakladým onlarý Arvas kabristanýna.
Kimseye sezdirmeden yapmýþtým bu iþi.

Mevtalara Fatihalar okuyup gittik o Veli zata.
Kendisini görür görmez;
“Bunda melek sýfatý var” dedim içimden.

Önce gördüðüm insanlardan deðildi.
Sevmiþtim bin aþkla.

Ellerine sarýlýp öptüm bin iþtiyakla.
Ve arzettim ki:
- Efendim! Ben de girmek isterim bu yola.

Tebessüm etti.
- Þiþe ile tasavvuf birlikte olur mu? Git kýr kabristanda sakladýðýn o iki þiþeyi. Sonra iste bu þeyi.

- Peki! deyip, birini kýrýp attým.
Öbürünü býraktým.

Huzuruna gelince buyurdu ki:
- Ey müfettiþ! Öbür þiþeyi de kýr gel ki, bitsin bu iþ.
- Peki! dedim yine.

Gidip kýrdým diðerini de.
Gelip tövbe ettim o büyüðün önünde.

www.gonulsultanlari.com