Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Bir zaman bizi azcýk sevmiþti > Müslüman harama bakmaz
Müslüman harama bakmaz
Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin ”kuddise sirruh“ bir talebesi anlatýyor:

Bir gün çýktým köyümden.
Arvas’a gidiyordum.

Ýki köy arasýnda, uzunca bir dere vardý.
Ýnsanlar, o dereden geçip gidiyorlardý.
Ben Arvas’a giderken biri de Arvas’tan bu tarafa geliyordu.

Yanýnda hanýmý da vardý.
Genç ve güzeldi kadýn.

O arada þeytan vesvese verdi bana.
“Dön de bir bak þu güzel kadýna.”

Dönüp baktým.
Ve Arvas’a vardým.

Seyyid Fehim hazretleri beni görür görmez,
- Müslüman, harama bakmaz, buyurdu.

Ve ekledi:
- Arkadan olsa bile.


Aðzýndan nur çýkýyordu

Abdülhakim Arvasi hazretleri ”kuddise sirruh“ anlatýyor:

Üstadým, bir gece sohbet etmiþti.
Hiç öyle sohbet olmamýþtý daha önce.

Konuþtukça sanki nur çýkýyordu aðzýndan.
Feyiz ve bereket saçýlýyordu.

Tesirini kalbimde hissettim.
Hatta yüksek dereceler elde ettiðimi zannettim.

Bu düþünce içinde geçti o gece.
Ertesi gün huzuruna vardým.
Bir elma aðacýnýn altýnda oturuyordu.

Bana o aðacý gösterip sordu:
- Bu, ne aðacýdýr?
- Elmadýr efendim.

- Bu aðacýn gövdesi, dallarý, her dalýnda da yüzlerce elma var deðil mi?
- Evet.

- Peki bir "meyve kurdu", bu elmalardan birinin içine, oradan da çekirdeðine girdiðini düþün.
- Evet efendim.

- O kurtcaðýz, o çekirdekten biraz yese, aðacýn tamamýný yemiþ sayýlýr mý?
- Sayýlmaz tabii efendim.

- Öyleyse bu yolda az bir þey ele geçirince, hemen "Ben bu iþi bitirdim" dememeli. Ele geçen az bir þeye kanaat etmeyip, daha yüksekleri istemelidir.

Hatamý anlamýþtým.
- Peki efendim, dedim.

www.gonulsultanlari.com