Seyyid Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh“ büyük Ýslam alimi.
Eski Kadýköy müftüsü.
Yýl 1967
Bendeniz (Abdüllatif Uyan) bu büyük zatýn yanýnda, katip olarak çalýþýyorum.
Yaþým yirmi bir.
Üniversite talebesiyim.
Bir gün, evlilikle ilgili nasihat etti bana:
- Abdüllatif! Ýlerde evlendiðin zaman hanýmýna karþý öyle ol ki, senin, onu çok sevdiðini bilsin. Hatta; "Beyim beni anasýndan, babasýndan, hatta hocasýndan bile çok seviyor" diye bilsin. Öyle inansýn.
Ve ekledi:
- Bunu yapabilirsen rahat edersin.
Çok hoþuma gitmiþti.
“Ýnþallah öyle olurum!” diye geçirdim içimden.
Ve tuttum bu nasihatýný.
Rahat ettim.
Büyüklerin sözü, “ilaç” gibidir.
Kullanan faydasýný görür.
Peki niçin naklettim bu hatýrayý?
Maksadým, bu yazýyý okuyan genç kardeþlerim belki ibret alýr, diyedir.
Çünkü nasihat, bir kimseye söylense de, aslýnda herkes içindir.
“Kýlýç, kullanan içindir” buyuruyor büyükler.
Aklý olan erkek…
Bir gün de müftülükte oturuyorduk.
- Abdüllatif! Sana mühim bir nasihatta bulunayým mý? diye sordu.
- Buyurun efendim, dedim.
- Akýllý bir Müslüman, hanýmýný üzmez. Onu hoþ tutar. Peki üzerse ne olur? Haným ilk zamanlar tahammül etse de, daha fazla dayanamaz. Hanýmlarýn bünyesi zayýftýr çünkü. Birkaç sene sonra sinir hastasý olur çýkar. Eski sýhhatini kaybeder ve eskisi gibi beyine hizmet edemez.
Ve sordu bana:
- Zararý kime olur peki?
- Kendine olur efendim, dedim.
- Evet, kendine olur tabii ki. Çünkü hanýmýnýn hizmetlerinden mahrum kaldýðý gibi, ömrü, hep onun hastalýklarýný dinlemekle, ona doktor ve ilaç aramakla geçer.
Ne kadar doðru ya Rabbi.
Ýþte reçete!
Ýþte ilaç!
|