Cezayir’de yetiþen Velilerden Muhammed Ezheri hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde;
- Kardeþlerim, Hak teâlâ Sevgili Habibini her türlü zarar ve ziyandan korumuþtur, buyurdu. Buna dair binlerce misal var.
Dinleyenler:
- Birini anlatýr mýsýnýz efendim, dediler.
Þöyle anlattý:
Bir gün Fahr-i alem Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” sahrada abdest alacaklardý.
Ayakkabýlarýný çýkarýp bir kenara koydular.
Buraya kadar tamam.
Ama tam ayakkabýlarýný giyeceklerdi ki, o sýrada bir kuþ, yukardan ani bir iniþ yaptý ve ayakkabýnýn birini kaptýðý gibi havalandý.
Sordular:
- Merak ettik hocam. Sebep nedir acaba?
- Efendimiz aleyhisselam da merak edip kuþun peþinden bakýyordu ki, ayakkabý içinden bir yýlanýn yere düþtüðünü gördüler.
- Yýlan mý?
- Evet. Kuþ vazifesini yapmýþtý. Ani bir dalýþ daha yaparak ayakkabýyý aldýðý yere býrakýp tekrar havalandý.
Melekler dua eder
Bir gün de “Salevat okuma”nýn faziletinden bahsederken þunu anlattý sevdiklerine:
Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam buyurdular ki:
- Bir kimse ne zaman bana bir salevat getirirse, Hak teâlâ o salevattan bir melek yaratýr ve ona; “Senin iþin, bu kula dua etmektir” buyurur.
Dinleyenler;
- Ne güzel, dediler.
- Evet. O melek, tâ kýyamete kadar ona dua eder.
Siz Cennete girin!
Yine Efendimiz aleyhisselam buyurdular ki:
- Ey Eshabým! Kýyamet gününde bir kýsým Müslümanlar hesaba çekilir. Sevaplarý aðýr gelince, onlara; “Siz Cennete girin!” denir.
Onlar Cennete giderken yollarýný þaþýrýrlar.
Eshab-ý kiram sordu:
- Hikmeti nedir Ya Resulallah?
Buyurdular ki:
- Ýsmimi duyarlardý da, bana bir salevat okumazlardý.
|