Büyük Velilerden Ebu Said-i Ebül Hayr “rahmetullahi aleyh” hazretleri, bir sohbetinde;
- Ýslam ile küfür birbirine zýt olduklarý gibi, ahiret de, dünyanýn zýddýdýr, buyurdu. Dünya ile ahiret, bir arada bulunamaz. Ahireti kazanmak için, dünyayý terk etmek, yani dünyaya düþkün olmamak lazýmdýr.
Sordular:
- Dünya nedir efendim?
- Dünya, Allahü teâlânýn beðenmediði, yasak ettiði þeyler demektir. Bunu terk etmek de iki türlüdür. Birincisi, mubah olan þeylerin hepsini de terkedip, yalnýz yaþamak ve dinini korumak için zaruri lazým olan mubahlarý kullanmaktýr. Dünyayý böyle terk etmek çok kýymetli ve çok faydalý ise de, çok güçtür.
- Ýkincisi nasýl efendim?
- Dünyayý terk etmenin ikincisi, haram olan ve þüpheli olan þeylerden sakýnmak ve yalnýz mubahlarý kullanmaktýr. Dünyayý böyle terk etmek de, hele bu zamanda, çok kýymetlidir.
Nasýl Müslüman olunur?
Bir gün de sohbetinde;
- Dünya ve ahirette saadete kavuþmak için biricik yol, Müslüman olmaktýr, buyurdu.
Sordular:
- Nasýl Müslüman olunur efendim?
- Müslüman olmak için, Allahü teâlânýn var ve bir olduðuna, herþeyi gördüðüne, bildiðine, herþeyi Onun yarattýðýna ve Muhammed aleyhisselamýn Onun Peygamberi olduðuna inanmaktýr.
Ve ekledi:
- Ayrýca öldükten sonra dirilmeye, Cennette sonsuz nimetler, Cehennemde ise sonsuz azab olduðuna ve Müslüman olanlarýn Cennete, Müslüman olmayanlarýn ise Cehennemde sonsuz olarak yanacaðýna inanmak lazýmdýr
|