Evliyayý kiramýn en büyüklerinden Ýmam-ý Rabbani “kuddise sirruh” hazretleri, bir sohbetinde;
- Allah adamlarý, kalb hastalýklarýnýn tabibleridir, buyurdu.
Sordular:
- Kalb hastalýðý nedir ki efendim?
- Bu hastalýk, ibadet etmenin güç gelmesi, günah iþlemenin ise tatlý ve zevkli gelmesidir, buyurdu.
- Tedavisi nasýl olur efendim?
- Kalbin bu hastalýðýnýn giderilmesi, Allah dostlarýnýn, Evliya zatlarýn sohbetini dinlemekle olur.
Ve izah etti:
- Çünkü bu büyüklerin sözleri ilaç, bakýþlarý þifadýr. Onlarla beraber bulunanlar kötü olmaz. Onlar Allah adamlarýdýr. Onlarla yaðmur yaðdýrýlýr. Onlarla rýzýk gönderilir.
Ve özetledi:
- Kalb hastalýklarýnýn baþý, kalbin Hak teâlâdan baþka þeylere baðlanmasýdýr. Bu baðlýlýktan, büsbütün kurtulmadýkça kalb selamet bulamaz.
Ehl-i sünnetin özelliði
Bir gün de sevdiklerine;
- Hak teâlâ bizleri, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri itikada kavuþtursun! Beðendiði iþleri yapmakla þereflendirsin! diye dua etti.
Cemaat;
- Amin efendim, dediler.
Ve bunu açýkladý:
- Çünkü, bu kurtuluþ fýrkasýnýn itikadý olmadan hasýl olan manevi haller, istidractan baþka bir þey deðildir. Ýnsaný haraplýða, felakete sürüklerler.
Sordular:
- Ehl-i sünnet âlimlerinin özelliði nedir efendim?
- Bu büyük âlimlerin bilgileri, Peygamberlik kaynaðýndan alýnmýþ olup, kesinlikle doðru olan vahiy ile bildirilmiþtir. Allahü teâlâ, itikadýmýzý ve ibadetlerimizi, Peygamberlerin efendisine “aleyhisselam” uygun eylemekle þereflendirsin!
|