Evliyanýn en büyüklerinden Mazhar-ý Can-ý Canan “kuddise sirruh” hazretleri, bir gün;
- (Ben Müslümaným) diyen kimsenin, imanýn ve Ýslam’ýn þartlarýný ve dört mezhebin icmaý, yani söz birliði ile bildirdiði farzlarý ve haramlarý öðrenmesi ve önem vermesi lazýmdýr, buyurdu. Bilmemesi özür deðildir.
Sordular:
- Özür deðildir ne demek efendim?
- Yani, bilip de inanmamak gibidir. Kadýnlarýn yüzlerinden ve ellerinden baþka yerleri, dört mezhebte de avrettir.
Þöyle devam etti:
- Ýcma ile olmayan, yani diðer üç mezhebten birine göre avret olmayan bir yerini, önem vermeyerek açan kâfir olmaz ise de, kendi mezhebine göre, büyük günah olur.
Misal istediler.
- Mesela erkeklerin diz ile kasýk arasýný, yani uyluðunu açmalarý böyledir, buyurdu. Bilmediðini öðrenmesi farzdýr. Öðrenince hemen tövbe etmeli ve örtmelidir.
Ýman ne demektir?
Bir gün de;
- Ýman nedir efendim? diye sordular bu zata.
Cevabýnda;
- Ýman, lügatta bir kimseyi tam doðru sözlü bilmek, ona inanmak demektir, buyurdu.
Ve açýkladý:
- Ýslamiyet’te iman demek; Resul-i ekremin “sallallahü aleyhi ve sellem”, Allahü teâlânýn peygamberi olduðunu ve Onun tarafýndan seçilmiþ, haber verici nebi olduðunu doðru bilmek ve inanarak söylemek ve Onun Allahü teâlâ tarafýndan kýsaca bildirdiklerine kýsaca inanmak ve geniþ bildirdiklerine etraflýca inanmak ve gücü yettikçe, kelime-i þehadeti dil ile de söylemektir.
Sordular:
- Kuvvetli iman nasýldýr efendim?
- Kuvvetli iman þöyledir ki, ateþin yaktýðýna, yýlanýn zehirleyip öldürdüðüne yakîn üzere inanýp kaçtýðý gibi, gönlünden tam olarak, Allahü teâlâyý ve sýfatlarýný büyük bilerek inanmak, Onun rýzasýna ve cemaline koþmak ve gazabýndan, azabýndan kaçmak ve imaný, mermer üzerine yazýlan yazý gibi saðlam olarak gönlüne yerleþtirmektir.
|