Büyük Ýslam âlimlerinden Seyyid Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazý gençler;
- Efendim, Kur’an-ý kerimin ve hadis-i þeriflerin mânâlarýný doðru olarak öðrenmek için ne yapmamýz lazým? diye sordular.
Cevaben;
- Dört mezheb imamýndan birinin kitaplarýný okumak lazýmdýr, buyurdu. Bunlarýn herbirinin kitaplarýný açýklayan binlerce âlim gelmiþtir. Bu açýklamalarý okuyan, Ýslam dinini doðru olarak öðrenir.
Ve ilave etti:
- Bu kitaplarýn hepsindeki iman bilgileri aynýdýr. Bu doðru imana, (Ehl-i sünnet) itikadý, inancý denir. Sonradan uydurulan, bunlara uymayan bozuk, sapýk inanç yollarýna ise (Bid’at) ve (Dalalet) yollarý denir.
Dinini öðrenmek isteyenlere
Bir gün de sevdiði bir genç sordu:
- Efendim, Ýslamiyet’i doðru olarak öðrenmek istiyorum. Bana ne tavsiye edersiniz?
Cevabýnda;
- Gözü aðrýyan bir kimse, kime baþvurur? diye sordu. Bekçiye mi, avukata mý, matematik öðretmenine mi, yoksa göz mütehassýsý olan doktora mý?
Delikanlý;
- Elbette göz mütehassýsa gider efendim, dedi.
- Ýþte dinini öðrenmek isteyenin de avukata, matematikçiye, gazeteye, sinemaya deðil, din mütehassýsýna baþvurmasý lazýmdýr evladým.
Genç sordu yine:
- Din mütehassýsý kimlerdir efendim?
- Bunlar hakiki Ýslam âlimleridir ki, böyle âlim olabilmek için zamanýn fen bilgilerini iyi bilmek, fen ve edebiyat fakültelerinden diploma alýp, ayrýca doktorasý, ihtisasý olmak, Kur’an-ý kerimi ve mânâlarýný ezberden bilmek, binlerce hadis-i þerifi ve mânâlarýný ezbere bilmek lazýmdýr.
- Bu kadar mý efendim?
- Bitmedi. Ayrýca Ýslam’ýn yirmi ana ilminde mütehassýs olmak ve bunlarýn kollarý olan seksen ilmi iyi bilmek, bu ilimlerde ictihad derecesine yükselmek, dört mezhebin inceliklerini kavramýþ olmak, tasavvufun en yüksek derecesi olan (Vilayet-i hassa-i Muhammediyye) denilen olgunluða eriþmiþ olmak da lazýmdýr.
|