Büyük Ýslam âlimlerinden seyyid Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazý gençler;
- Bir insanýn iyi Müslüman olduðu nasýl anlaþýlýr efendim? diye sordular.
Cevabýnda;
- Ýyi Müslüman, daima iyi iþler yapar, faydalý iþlerle meþgul olur, buyurdu.
Ve ilave etti:
- Nitekim Efendimiz “aleyhisselam”; (Bir Müslümanýn iyiliði, güzelliði, vakitlerini kýymetlendirmekle anlaþýlýr) buyuruyor.
Ve daha açýkladý:
- Malayani ile yani ne dünyaya, ne de ahirete hiç faydasý olmayan iþlerle uðraþanlardan Allah yüz çevirir.
Ayrýca;
- Ahirette bütün amelleri amel defterinde filim þeridi gibi kendisine gösterilirken, bu boþ ve malayani iþlerini gördükçe “Keþke bir Allah deseydim”, yahut “Keþke faydalý bir iþ yapsaydým” der ve kahrolur.
Ve ekledi:
- Hele bütün ömrü günahlarla, haramlarla, isyanlarla, geçmiþse, ne hâl alýr? Düþünmesi bile zor.
Kimler affa kavuþacak?
Bir gün de sohbetinde;
- Allahü teâlâdan daima af ve maðfiret istemeliyiz, buyurdu. Af, baðýþlanmak, maðfiret ise, günahlarýn kökünden silinmesi demektir.
Ve sordu onlara:
- Ahirette en çok af ve maðfirete kavuþacak kimlerdir, biliyor musunuz?
Merak ettiler:
- Kimlerdir efendim?
- Dünyada iken, insanlarýn kusurlarýný affedenlerdir. Yani kim, dünyada iken baþkalarýnýn kusur ve kabahatlerini örter, affederse, Allahü teâlâyý o þekilde affedici bulur.
Ve ilave etti:
- Büyüklerimiz; (Allahü teâlânýn size nasýl muamele etmesini istiyorsanýz, siz de Allah’ýn kullarýna öyle muamele ediniz) buyuruyorlar.
|