Büyük Veli Seyyid Sýbgatullah-i Hizani “kuddise sirruh” hazretlerine, bir gün;
- Mümin nasýl olmalý? diye sordular.
Cevap olarak;
- Mümin, elinden ve dilinden kimseye zarar gelmeyen kiþidir, buyurdu. Ýki ziynet mümini süsler.
Sordular:
- Onlar nedir efendim?
- Biri tevazu, diðeri haya, edeb.
- Edeb nedir efendim?
- Edeb, kendini kusurlu bilmektir.
Ýki þeyi unutun!
Bir gün de sevdiklerine;
- Ýki þeyi unutun, iki þeyi ise hiç unutmayýn, buyurdu.
Merak ettiler:
- Neyi unutalým efendim?
- Ýyi amellerinizi ve baþkalarýnýn size karþý kýrýcý hallerini unutun.
- Peki neleri unutmayalým efendim?
- Allahü teâlâyý unutmayýn, bir de ölümü.
Ve ilave etti:
- Kim günde yirmi defa ölümü düþünürse, þehit olur. Þehid olarak ölmek için dua etmelidir.
Ve son söz:
- Kim her an Ýslam’a hizmeti düþünürse, yataðýnda da ölse, þehittir.
En büyük nimet
Bir gün de;
- Ýnsan için en büyük nimet nedir efendim? diye sordular.
Cevaben;
- En büyük nimet, Allah dostlarýný tanýmaktýr, buyurdu. Çünkü dinini doðru öðrenebilmek, ancak Allah dostlarýnýn sohbetiyle, yahut onlarýn kitaplarýný okumak suretiyle mümkündür.
Ve ekledi:
- Cahillik, Ýslamiyet’in en büyük düþmanýdýr. Allahü teâlâdan en çok korkanlar ilim sahipleridir. Ýlmi en çok olan da Peygamber efendimizdir “aleyhisselam”.
|