Evliyayý kiramdan Seyyid Abdülhakim-i Arvasi “kuddise sirruh” hazretleri, bir gün bazý sevdiklerine;
- Kardeþlerim, hepimizin tek gayesi, Rabbimizin rýzasýný kazanmak olmalýdýr, buyurdu.
Ve ekledi:
- Dünyada Rabbinin rýzasýný kazanmýþ olup, Onun haram ettiði þeylerden sakýnanlara, o gün müjdeler olsun!
Ve devam etti:
- Dünyanýn yaldýzlý hayatýna aldanmayanlara, Rabbinin azabýndan korkarak, nefslerine hakim olanlara, evinde ve emrinde olanlara namaz kýlmalarýný emredenlere müjdeler olsun!
Son olarak;
- Kadýnlarýna, kýzlarýna, sokaða çýkarken örtünmelerini öðretenlere müjdeler olsun! buyurdu.
Ve þöyle bitirdi:
- Allahü teâlânýn gösterdiði saadet yolunda olanlara ve Muhammed aleyhisselama tâbi olanlara selamlar olsun!
Martý da suda yüzüyor
Bir gün de sohbetinde;
- Ýnsanýn kemali, fani olduðunu, günahkâr olduðunu, hiç olduðunu anlamasýdýr, buyurdu. Her üstünlük, Allahü teâlâya mahsustur.
Ve izah etti:
- Harikalar, kerametler göstererek meþhur olmak, kibre sebep olur. Böyle kimseler, Ýslamiyet’in faydalarýndan mahrum kalýrlar.
Sonra þunu anlattý:
Evliyanýn büyüklerinden birine;
- Falan kimse su üstünde yürüyor efendim, dediler.
Cevaben;
- Bu iþ kolaydýr. Martýlar da su üstünde yürüyor, buyurdu.
Bu defa;
- Filan kimse havada uçuyor efendim, dediler.
- Kuþ ve sinek de uçuyor, buyurdu.
- Filan kimse de bir anda bir þehirden bir þehre gidiyor efendim, dediler.
- Þeytan da bir nefeste þarktan garba gidiyor. Böyle þeylerin kýymeti yoktur, buyurdu.
Ve ekledi:
- Mert odur ki, herkes gibi yaþar. Alýþ-veriþ yapar. Evlenir. Ama bir an, Allahü teâlâdan gafil olmaz.
|