Evliyanýn en büyüklerinden Seyyid Nur Muhammed “kuddise sirruh” hazretlerinden, bir gün bazý gençler nasihat istediler.
Cevap olarak;
- Nasihat vermek kolay, nasihatý kabul etmek güçtür, buyurdu. Çünkü, nefslerine uyanlara, dünya zevklerinin peþinde koþanlara, nasihat acý, haramlar ise tatlý gelir.
Ve ekledi:
- Bunun için, Kur’an-ý kerimde mealen; (Kâfirlerle harbediniz! Harp, size acý ve sýkýntýlý gelir. Size zor gelen þeyler, yani Allahü teâlânýn emirleri, sizin için hayýrlýdýr, iyidir. Size iyi gelen, sevdiðiniz þeyler, yani haramlar, size zararlýdýr, fenadýr) buyuruldu.
Ve devam etti:
- Ýlim öðrenmek, amel etmek içindir. Eðer amelsiz ilim, insaný kurtarýr zannediyorsanýz ve ilim sahibi olunca, amel etmeden kurtuluruz diyorsanýz, bu halinize çok þaþýlýr.
- Neden efendim? dediler.
- Çünkü amelsiz kuru ilim, kýyamette sahibine hüccet olacak, (Bilmiyordum) gibi bir özür ve bahane yapamayacak ve o ilmi kendisine zarar verecektir.
Ve ilave etti:
- Peygamberimiz “aleyhisselam”; (Kýyamet günü azablarýn en þiddetlisi, elbette, ilminin faydasýný görmeyen âlime olacaktýr) buyuruyor.
Mümin can acýsý duymaz
Bir gün de sohbetinde ölümden bahsederken;
- Can vermek acýsý, dünya acýlarýnýn hepsinden daha acýdýr, buyurdu. Fakat, ahiret azablarýnýn hepsinden daha hafiftir.
Sordular:
- Müminler de can acýsý duyar mý efendim?
- Mümin, ruhunu teslim edeceði vakit, rahmet meleklerini, Cennet hurilerini görüp, onlarýn zevki ile, can verme acýsýný duymaz.
Ve ilave etti:
- Ruhu, tereyaðýndan kýl çeker gibi, kolay çýkar. Nimetlere kavuþur.
Sonra þunu anlattý:
Celaleddin-i Rumi hazretleri, Azrail aleyhisselamý görünce;
- Çabuk gel, caným çabuk gel. Beni Rabbime çabuk kavuþtur! demiþtir.
|