Büyük Ýslam âlimlerinden Seyyid Ahmed Mekki Efendi “kuddise sirruh” hazretleri, bir gün sevdiklerine;
- Kardeþlerim, bir çocuk akýl ve balig olunca, yani iyiyi fenadan ayýracak ve evlenecek yaþa gelince, hemen imanýn altý þartýný öðrenmesi, sonra (Ýslamiyet)i, yani farzlarý, helal ve haram olan þeyleri öðrenmesi, buna farz olur, buyurdu.
Sordular:
- Nereden öðrenecekler efendim?
- Anasýna, babasýna, akrabasýna, dinini bilen baba dostlarýna sorup öðrenmeleri lazýmdýr.
Ve ekledi:
- Müslüman olan bir kâfirin de, hemen bir din adamýna, müftüye gidip, bunlarý öðrenmesi, bunlarýn da öðretmeleri veya doðru yazýlmýþ, hakiki bir din kitabý hediye ederek, buradan okuyup öðrenmesini tenbih etmeleri farz olur.
- Öðretmezlerse efendim?
- Öðretmez, kitap vermez, sadece “aferin, aferin!” deyip gönderirlerse, bu farzý yapmamýþ olurlar.
Þöyle bitirdi:
- Farzý yapmayan da, Cehennemde yanacaktýr.
Özürsüz namaz kýlmamak
Bir gün de sohbetinde;
- Bir vakit namazý özürsüz kazaya býrakan kimse, seksen hukbe Cehennemde yanacaktýr, buyurdu.
Sordular:
- Bir hukbe ne kadar zamandýr efendim?
- Seksen senedir. Ama her senesi üçyüzaltmýþ gün, her günü ise, seksen dünya senesidir.
Þöyle devam etti:
- Kazasýný kýlacak kadar vakitlerin herbiri geçtikçe, bu bir namazýn günahý kat kat artar.
Ve ekledi:
- Ya birkaç namaz olursa, çok çetin olur.
- Bize ne tavsiye edersiniz efendim?
- Bir an önce kaza edip, affý için çok yalvarmalýdýr. Namaz kýlmayanýn, Allahü teâlânýn büyüklüðü karþýsýnda titremesi, erimesi lazýmdýr.
|