Büyük Ýslam âlimlerinden Kâdî Muhammed Zâhid “kuddise sirruh” hazretleri, bir sohbetinde;
- Kardeþlerim, zekat niyeti ile fakire bir altýn vermek, yüzbin altýn sadaka vermekten daha sevabtýr.
Sordular:
- Neden efendim?
- Çünkü, zekat vermek, farzý yapmaktýr, buyurdu. Zekat niyeti olmadan verilenler ise, nafile ibadettir. Farz ibadetin yanýnda nafile ibadetlerin hiç kýymeti yoktur. Deniz yanýnda, damla kadar bile deðildir. Þeytan insanlarý aldatarak, kazalarý kýldýrtmýyor, nafile kýlmayý, nafile hacca ve ömreye gitmeyi güzel gösteriyor.
Ve ilave etti:
- Ve zekat verdirmeyip, nafile hayýrlarý, göze güzel gösteriyor.
Sordular:
- Sünnet ve nafile ibadetlere sevap verilmez mi efendim?
- Verilir ama sünnet ve nafilelerin, söz verilen büyük sevaplarý, farz borcu olmayanlar, kazalarýný ödeyenler içindir.
Ve özetledi:
- Kazasý olanlarýn, farzlardan baþka hiçbir ibadetlerine, hiç sevab verilmez.
En iyi insan kimdir?
Bir gün de;
- Ýyi Müslüman kimdir efendim? diye sordular.
Cevabýnda;
- Ýyi Müslüman, herkesle iyi geçinen ve kimsenin kalbini kýrmayandýr, buyurdu.
- Kötü insan kimdir efendim?
- Kötü insan, geçimsiz olup herkesi incitendir.
- Evliya öldükten sonra da ruhlarýndan feyz alýnýr mý efendim?
- Evet. Hatta vefatlarýndan sonra daha çok feyz verirler. Ama þartlarý var.
- O þartlar nedir ki efendim?
- En mühimi, o büyükleri çok sevmek ve Ehl-i sünnet itikadýnda olmaktýr. Ayrýca günah iþlememek ve namazlarý dosdoðru kýlmaktýr.
|