Macid-ül Kürdi “rahmetullahi aleyh”, Evliyanýn büyüklerindendir.
Pek çok kerameti vardý.
Biri þöyle:
Bir gün, bir dostu ona gelip;
- Efendim! Tek baþýma nafile hacca gitmek istiyorum, dedi ve dua istedi bu büyük Veli’den.
Ancak fakir olup, hiç azýk almamýþtý yanýna.
Zira azýk alacak parasý da yoktu zaten.
Macid-ül Kürdi hazretleri “rahmetullahi aleyh”, halini bilip, deriden su kabýný bu kimseye uzattý ve;
- Bunu al, yolda çok iþe yarar, buyurdu.
Her ihtiyacýný karþýlar
Ve saydý bu kabýn marifetlerini:
- Bu, öyle kaptýr ki, neye ihtiyacýn olursa, içi onunla dolar. Mesela susadýðýnda, içinde su bulursun. Acýkýnca da yemekle dolar içi.
Ve ekledi:
- Abdest, gusül ve temizlik için de, yine su bulursun bu kabýn içinde.
Fakir çok sevinmiþti.
Bu kabý alýp, koyuldu hac yoluna.
Gidip gelene kadar, bu kýrba yetti ona.
Acýkýnca yemek buldu içinde, susayýnca da su.
Evliyayý seviniz!
Bu zat bir sohbetinde;
- Evliya zatlarý çok sevin, buyurdu. Zira sonsuz saadetimiz bu sevgiye baðlýdýr.
Dinleyenler sordu:
- Sevmenin þartý nedir efendim?
- Söz dinlemektir. Eðer dinlemiyorsa, sevmiyor demektir.
Ve misal verdi:
- Mesela bir kimse Hak teâlânýn emirlerine uymuyorsa, Allah'ý seviyorum demesi doðru olmaz. Biri de Resulullahýn “aleyhisselam” sünnetine uymuyorsa, onun da Resulullahý seviyorum sözüne inanýlmaz.
Ve ekledi:
- Kim de hocasýný dinlemiyor ve Hocamý seviyorum diyorsa, yalan söylemiþ olur.
|