Resulullah, geçerek ordusunun başına,
Bir âyet-i kerime okudu Eshabına.
Mealen ÅŸöyleydi ki: (Siz ey iman edenler!
Karşılaşır iseniz bir düÅŸman ile eÄŸer,
Sabır ve sebat edip, Hakkı çok zikrediniz.
Çünkü sabredenlerle beraberdir Rabbiniz.)
Eshab, bu (Zikrediniz!) emrini aldığında,
Hep birlikte tekbirler getirdiler anında.
BaÅŸlamak üzereydi savaÅŸa iki ordu.
Heyecan, son haddine gelmiÅŸ bulunuyordu.
Lakin ÅŸöyle bir âdet var idi ki o zaman:
Harp edecek ordular, henüz karşılaÅŸmadan,
Önce, iki taraftan yiÄŸitler çıkıyordu.
Karşılıklı olarak, bunlar çarpışıyordu.
Bu ilk çarpışmalarla, taraflar, yavaÅŸ yavaÅŸ,
Harbe ısınırlardı, olmadan henüz savaÅŸ.
MüÅŸriklerden birisi, çiÄŸneyip bu âdeti,
Bir ok atıp, Eshabdan birini şehid etti.
Bu hareket, güç geldi Sahabe-i kirama.
İçleri, volkan gibi baÅŸladı kaynamaya.
O sırada üç kâfir ileriye çıktılar.
Üçü de, en azılı İslam düÅŸmanıydılar.
Bunlar, (Utbe) ve (Åžeybe), iki birader idi.
Üçüncüsü, Utbe'nin oÄŸlu olan (Velid)di.
Bunlar, mücahidlere ÅŸöyle nida ettiler:
(Bizimle çarpışacak içinizde var mı er?)
Mücahidlerden (Ebu Huzeyfe) hazretleri,
Kılıcını sıyırıp, derhal çıktı ileri.
Utbe, babası idi hem de bu sahabinin.
Fırladı, babasıyla çarpışma yapmak için.
Ve lakin Resulullah, ona mani oldular.
(Dur ya Eba Huzeyfe, sen gitme!) buyurdular.
Sonra, Afra hatunun iki oÄŸlu, beraber,
(Muaz) ile (Muavvez) adlı iki birader,
İleriye çıktılar, onlarla çarpışmaya.
Bir de çıktı ileri, (Abdullah bin Revaha.)
MüÅŸrikler, (Siz kimsiniz?) diye sual ettiler.
Onlar, (Biz Medineli müminleriz) dediler.
MüÅŸrikler seslendi ki: (Sizinle yok iÅŸimiz.
Biz, kendi kavmimizden kimseleri isteriz.
Ya Muhammed, sen bize, kavmimizden bize denk,
Bahadırlar gönder ki, onlarla edelim cenk.)
O zaman Resulullah, üç yiÄŸit sahabiye,
Dua edip emretti: (Siz geri dönün!) diye.
Sonra da, Eshabını süzerek ayrı ayrı,
Buyurdu ki: (Kalkınız, ey Haşim oğulları!
Allah’ın bu dinini söndürmek için gelen,
Åžu kâfirlere karşı, çarpışın çekinmeden.)
Sonra, isimleriyle çağırdılar tek be tek:
(Kalk ya Ali, ya Hamza, ya Ubeyde!) diyerek.
Resulün emri ile, bu üç büyük sahabi,
Çıktılar ileriye, hemen arslanlar gibi.
Kılıçları sıyırıp, mertçe ilerlediler.
Üç azılı kâfirin karşısına geçtiler.
|