Seyyid Emir Külal “rahmetullahi aleyh”, gençlik senelerinde güreÅŸirdi.
GüreÅŸ minderlerinde geçerdi bazı vakitleri.
Bir gün yine çıkmıştı er meydanına.
GüreÅŸirken, tanıdı Onu seyredenlerden biri.
Ve beÄŸenmedi bu iÅŸi.
Kendi kendine;
“Bu seyyid delikanlı güreÅŸle uÄŸraşıyor. Halbuki faydalı bir iÅŸle uÄŸraÅŸsa daha iyi olurdu” diye geçirdi kalbinden.
Böyle düÅŸünürken uyukladı o ara.
Rüyasında, çirkef dolu bir çukura batmış gördü kendisini.
Tam boÄŸulacaktı ki, Emir Külal yetiÅŸip, çıkardı onu o pisliÄŸin içinden.
Ve uyandı.
Gördü ki güreÅŸ bitmiÅŸ.
Emir Külal, doÄŸruca bu kimsenin yanına geldi.
Kulağına eğilip;
- GüreÅŸiyorum ama güreÅŸmekte maksadım, senin gibilerini çirkef çukurlarından kurtarmaktır, diye fısıldadı.
O, hatasını anlamıştı zaten.
- Özür dilerim, dedi.
|