Ebu Ýshak Ýbrahim hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Allah adamlarýndandýr.
Kalbi, Allah aþkýyla yanýyordu.
Tatlý dilli, güler yüzlü, hem çok cömertti.
Ona mahsus bir özellik vardý ki, vaaza baþladýðý zaman, onbinlerce Müslüman dinler, istifade ederdi.
Çok uzaklarda olanlar bile Onun sesini iþitir, rahatlýkla dinlerlerdi vaazýný.
Bir gün yine vaaz ediyordu.
O anda, Kahire'nin çok uzak bir köyünde, bir kadýncaðýz da evinin önünde oturmuþ, hem hamur yoðuruyor, hem de vaaz dinliyordu.
Derken kendinden geçti.
O esnada bir köpek gelip, hamuru yemeðe baþladý.
Büyük Veli, vaaz kürsüsünden gördü bunu.
Köpek hamuru yiyor
Sohbetin arasýnda;
- Falan köyde bir haným vaazý dinlerken kendinden geçti. Ama köpek gelmiþ hamuru yiyor, haberi yok, buyurdu.
Cemaat, bir þey anlamadý bu sözlerden.
Ama mutlaka bir hikmeti vardýr diyorlardý içlerinden.
Kadýncaðýz bu sesi duyup uyandý.
Ve gördü bir köpeðin hamuru yediðini.
Onu kovup kurtardý hamuru.
Ýlmihal okuyun!
Bu zat, bir gün;
- Bir araya geldiðinizde, boþ þeylerle vakit geçirmeyin, buyurdu bazý gençlere.
- Ne yapalým efendim? dediler.
- Açýn, kitap okuyun.
- Hangi kitabý okuyalým?
- Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdýðý bir Ýlmihal kitabýný mesela. Böyle yaparsanýz rahmet iner oraya, bereket yaðar.
Ve ekledi:
- Kalbleriniz de nurlanýr. Asýl maksat da bu deðil midir zaten?
|