Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Ey insan, kibirlenecek neyin var? > Nur ve feyiz saçýyordu
Nur ve feyiz saçýyordu
Cafer-i Sadýk hazretleri “rahmetullahi aleyh”, evlad-ý Resuldür.
Yüzü çok güzel, mizacý yumuþaktý.

Aliyyül mürteza’ya “radýyallahü anh” benziyor, etrafýna nur ve feyiz saçýyordu.

Ýlim ve fazilette eþi yoktu.
Fen ilimlerinde de öyle.

Fizik ve kimyada da derin bilgisi vardý ki, kimyager Cabir “rahmetullahi aleyh” Onun talebesiydi mesela.

En büyük talebesi Ýmam-ý azam hazretleridir.
Kýymetli sohbetine iki sene devam edip çok büyük derecelere kavuþtu.

Nitekim kendisi; (O iki sene olmasaydý, Numan helak olmuþtu) buyurmuþtur.

Çok mütevazýydý.
Duasý, anýnda kabul olurdu.

Þu kuluna lütfet!

Bir gün, yolda yalnýz baþýna yürüyor, sevenlerden çok fakir biri de ardýndan gidiyordu. Adamcaðýzýn doðru dürüst elbisesi yoktu.

Onu böyle görünce;
- Yâ Rabbi, þu kuluna lütfedip bir elbise gönder! diye dua etti.

Duasý yeni bitmiþti ki, fakirin önüne biri çýkýp, bir paket içinde elbise verdi kendisine.

Dua et, zengin olayým

Birisi de Hazret-i Ýmama gelip;
- Dua edin de zengin olup, çok hacca gideyim, diye rica etti.

Hazret-i Ýmam ellerini kaldýrýp;
- Yâ Rabbi, buna çok mal ver. Elli defa hac yapsýn, diye yalvardý.

Kýsa zamanda zengin oldu adam.
Ellinci haccýndan sonra vefat etti.

Ýmamý üzdü, ama…

O devirde Zeyd-i Kelbi adýnda biri vardý.
Bir gün, bu büyük Ýmamý üzdü bilerek.

Lakin bu büyük Velilerin “rahmetullahi aleyhim”, keskin kýlýca benzediðini, onlara çarpanýn kendisinin helak olacaðýný bilmiyordu.

Nitekim tenha bir yerden giderken bir aslan çýktý karþýsýna.
Ve saldýrýp parça parça etti vücudunu.

www.gonulsultanlari.com