Kutbüddin-i Ýzniki hazretlerinin "rahmetullahi aleyh", buðday ticaretiyle uðraþan bir talebesi vardý.
Bir gün çaðýrdý o genci:
- Ahmet oðlum!
- Buyurun hocam.
- Bu sene bolca buðday al ve sakla ambarýnda.
Talebe;
- Baþ üstüne efendim! dedi.
Ama merak etmiþti.
Sordu hemen:
- Hikmetini sorabilir miyim hocam?
- Evladým, öyle zannediyorum ki, büyük bir kýtlýk olacak seneye. O günlerde ucuza satar, insanlarýn duasýný alýrsýn. Ýyi olmaz mý?
- Ýnþallah efendim. Çok iyi olur.
Hocasýnýn elini öpüp ayrýldý.
Buðday bol ve ucuzdu o sene.
Bütün sermayesini buðdaya yatýrýp, doldurdu ambarýný.
Gerçekten de büyük bir kýtlýk oldu ertesi yýl.
Halk, ekmek için buðday bulamaz oldu.
Olanýn da fiyatý el yakýyordu.
Dua almanýn tam zamanýydý.
Ambarýný açýp, seslendi halka:
- Gelin gelin! Ýsteyene, istediði kadar buðday! Hem de çok ucuza!
Halk bayram etti sevinçten.
O ise dönmüþtü köþeyi.
Paradan mý?
Hayýr. Dua almaktan.
“Söz dinleyen, kazanýr” diye boþa dememiþ büyükler.
Peki diyen, hem dünyada kazanýr, hem ahirette.
Hocam bana dua edin!
Bir gün de bir talebesi çok üzüntülü bir halde geldi bu zatýn yanýna.
Ve arzetti:
- Hocam ne olur, bana dua edin!
- Hayrola evladým, ne oldu?
- Hiç huzurum yok efendim, çok sýkýlýyorum.
- Neden huzursuzsun?
- Bilmiyorum efendim.
- Ben biliyorum onun sebebini.
Genç heyecanlandý:
- Biliyor musunuz hocam?
- Evet, bu huzursuzluðun sebebi “günah iþlemek”tir oðlum. Günahlar kalbi sýkar, sýkýntý verir. Günah iþlenince huzursuzluk baþlar insanda.
- Peki ne yapayým hocam?
- Günahý býrakýp, ibadete sarýlacaksýn. Bilhassa “beþ vakit namaz”ýný aksatmadan kýlacaksýn.
- O zaman huzurlu olur muyum?
- Elbette. Allah’a kulluk etmek kalbe ferahlýk verir evladým. Huzursuzluktan eser bile kalmaz. Çok mutlu olursun.
Delikanlý;
- Peki efendim! dedi.
Ve tuttu bu sözünü.
Mutlu ve huzurlu bir hayat sürdü ömür boyu.
|