Davud-i Kayseri hazretleri "rahmetullahi aleyh", gençliðinde memleketinden çýkýp ilim tahsiline gitti.
Mýsýr’da bir medrese bulup baþladý okumaya.
Ancak eski talebeler kýskandý onu.
Hemen müderrise koþup;
- Hocam, bu genç, ehil birine benzemiyor, dediler.
Ancak müderris umursamadý onlarý.
- Acele etmeyin. Anlarýz ilerde, dedi.
Ve ona, su ikmali vazifesini verdi dergahta.
Her gün kuyudan su çekip, lazým olan yerleri dolduracaktý.
Olacak bu ya, daha ilk seferde ip koptu.
Kova düþtü kuyu dibine.
Su ise çok aþaðýlardaydý.
Diðer talebelere gün doðmuþtu.
Bunu öðrenince hemen müderrise koþtular ve;
- Ýþte efendim, yapacaðý buydu onun, dediler.
- Ne oldu çocuklar?
- Kovayý kuyuya düþürdü. Hem de ilk seferde.
Kuyu baþýna geldiler.
Davud-i Kayseri, mahcup ve mahzundu.
Kýrýk kalble;
“Ya Rabbi, bana yardým et!” diye yalvardý içinden.
Ve “Ya Allah!” deyip uzattý elini.
Derinlerde olan kovayý alýp çýkardý dýþarý.
Diðer talebeler mi?
Mahcup olma sýrasý onlardaydý.
Baþlarý önlerinde özür dilediler kendisinden.
Allah bir kulu severse…
Bir gün, sevdiði bir talebesine;
- Evladým, Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki þey verir, buyurdu. Birincisi, sevdiði bir kulunu ona tanýtýr. Aynen Eshab-ý kirama Peygamber efendimiz aleyhisselamý tanýttýðý gibi.
- Ýkincisi hocam? dediler.
- Ýkincisi de Ona hayýrlý bir iþ nasip eder.
- Hayýrlý iþ nedir ki efendim?
- Peygamber efendimiz aleyhisselamýn yaptýðý iþ.
Genç talebe biraz düþündükten sonra sordu:
- Ýslam’ý anlatmak mý hocam?
- Evet. Bu dünyada Allahü teâlânýn dinine hizmet edenler ve Onun kullarýnýn müþküllerini çözenler, mahþerde nurdan kürsülerde oturacaklar. Allahü teâlâ onlarla konuþacak. Onlar için hesap ve azap korkusu yoktur.
Ve ekledi:
- Allahü teâlâ en zor iþi, en güvendiðine ve en çok sevdiðine vermiþtir.
Delikanlý;
- Peygamber efendimizi kastediyorsunuz herhalde efendim, dedi.
- Evet, Peygamber efendimiz ve Onun vârislerini.
- Vârisleri kim efendim?
- Peygamber efendimiz aleyhisselamýn vârisleri, “Ehl-i sünnet alimleri”dir evladým. Dinimizi bozulmaktan koruduklarý gibi, kimse yanmasýn, hiç kimse Cehenneme girmesin diye didindiler adeta. Canlarýný mallarýný istirahatlerini feda ettiler bu yolda.
|