Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Dinimizin emirleri kolaydýr > Mührü denize düþürür
Mührü denize düþürür
Sultan Ahmet Han ”rahmetullahi aleyh“, bir gün fazla yorulur.
Dinlenmek ister.

Erkaný ile bir koruluða gider, oturur.
Hizmetçiler koyun keser kýzartýrlar.
Sofrayý donatýrlar.

Padiþah gelir, oturur.
Ve bir lokma koparýr kýzarmýþ etten.
Tam aðzýna götürecektir ki, biri tutar elini.
Bakýp görür yanýnda Hüdayi hazretlerini.

Büyük Veli;
- Yemeyin sultaným, der. Bu et zehirli.

Padiþah;
- Peki, der. Yemez.

Ama kendisini bir daha göremez.
Bir anda kaybolmuþtur gözden.

“Bu da, hocamýn bir himmeti” der.
O eti bir köpeðe verirler.
Hayvanýn yer yemez öldüðünü görürler.

Denize düþen mühür

Bir gün de Sultan Ahmet Han, bir vezirini azleder.
Mührünü alýr, yerine baþkasýný tayin eder.

Mührü verir bir vazifeliye.

Emreder:
- Bunu yeni vezire götür! diye.

Yeni vezir, Üsküdar yakasýnda oturmaktadýr.
Adamcaðýz çýkar yola.
Gidip biner bir kayýða.

Lakin binerken, o mührü denize düþürür elinden,
Üzülerek döner geriye.

Arzeder Padiþaha;
- Mührü kaybettim, diye.

Sultan emreder:
- Hüdayi hazretlerine git. O, bu iþi halleder.

Vazifeli;
- Baþ üstüne efendim! der.

O zata gider.
Arz eder sultanýn dileðini,

Büyük Veli, seccadenin altýna sokar elini.
Mührü çýkarýp, avcuna koyar.
Öyle ki, keseden sular damlar.

En son “Allah” der

Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, vefat etmeden önce bütün sevdikleriyle helallaþýr.
Vasiyetini yazar.
“Kelime-i þehadet”i söyler.

Ve “Allah!” der, ruhunu teslim eder.
Türbesi, Üsküdar’da, kendi dergahýndadýr.

Ziyaret edenler, çok faydalanýr.

www.gonulsultanlari.com