Evliyanýn en büyüklerinden Seyyid Abdülhakim-i Arvasi “kuddise sirruh” hazretlerine, bir gün;
- Efendim, dini kitaplar yazýp, bunlarý satarak para kazanmak caiz midir? diye sordular.
Cevabýnda;
- Ýslamiyet’te türlü kazanç yollarý vardýr, buyurdu. Bunlar, mesela ticarettir, sanattýr, ziraattýr, hizmet ve cihattýr.
Sordular:
- Bunlarý yapamazsa efendim?
- Bunlarý yapamazsa, o zaman dilencilik yapmasý caiz olur.
- Bunu da yapamazsa efendim?
- Ýþte o zaman yazmýþ olduðu kitaptan cüzi bir kâr almasý caiz olur. Yani ölmeyecek kadar bir para. Ama bu iþ para için yapýlmaz.
- Yaparsa efendim?
- Eðer sýrf para için bu iþi yaparsa, dünyayý ahirete tercih etmiþ olur ki, felakettir.
Mürþidi olmayanýn imaný
Bir gün de;
- Bu devirde, mürþidi olmayanýn imaný, bir nehirde yüzen tahta parçasý gibidir, buyurdu. Mürþidi olanýn imaný ise kaya gibi saðlamdýr.
Sordular:
- Mürþidden kastýnýz kimlerdir efendim?
- Ehl-i sünnet âlimleridir, Evliyaullahtýr. Bu büyüklerin sohbetinde bulunan veya kitaplarýný okuyanlar, imaný, ibadetleri doðru olarak öðrendiði gibi, kalbi de temizlenir.
Ve özetledi:
- Yani dünya sevgisi kalbinden çýkýp gider. Yerine Allah sevgisi girer.
Ölüm, en iyi vaizdir
Bir gün de ölümden bahsederken;
- Ölüm, insan için en iyi vaiz ve nasihatçidir, buyurdu. Ölümden hiç kimse kurtulamaz. Ölümden ibret almalý, bir gün kendisinin de öleceðini düþünmelidir.
Þöyle bitirdi:
- Her an öleceðini düþünen bir kiþi, kendine çeki düzen verir. Günahlardan el çeker, ibadete sarýlýr.
|