Büyük Ýslam âlimlerinden Seyyid Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh” hazretleri, bir gün sevdiði bazý gençlere;
- Allahü teâlâya inanmamak, büyük ahmaklýktýr, buyurdu.
Ve þunu anlattý:
Rusya’da bir komünist öðretmen, ders görüyorsunuz, arasýnda talebeye;
- Ben sizi görüyorum, siz de beni, der. O halde, biz varýz. Karþýdaki daðlar da var. Çünkü, bu daðlarý da görüyoruz.
Ve þöyle devam eder:
- Yok olan þey görünmez. Bu sözüm, bir fen bilgisidir. Ýlerici, aydýn olan kimse, fen bilgisine inanýr. Gericiler, bu varlýklarýn bir yaratýcýsý olduðunu söylüyorlar.
Ve baklayý çýkarýr aðzýndan:
- Bu yaratýcýnýn var olduðuna inanmak, fenne uygun deðildir. Görülmeyen þeye var demek, gericiliktir.
Bir Türkmen çocuðu söz ister:
- Öðretmenim, bunlarý akýl ile mi söylüyorsunuz?
- Elbette akýl ile söylüyorum.
- Sizde akýl olduðuna inanmak, fenne uygun deðildir. Çünkü, aklýnýz olsaydý, görürdük, der.
Komünist öðretmen, bu haklý söze cevap veremez.
Maðlubiyetinden hasýl olan öfke ile, çocukcaðýzý, tekme tokat dershaneden dýþarý atar.
Ve o Türkmen çocuðu, bir daha hiçbir yerde görülememiþtir.
En zor iþ, karar vermek
Bir gün de;
- Dünyada en zor iþ karar vermektir, buyurdu.
Ve þöyle izah etti:
- Yani insan, her an bir karar vermek durumundadýr. Ancak nerede Peki, nerede Hayýr diyeceðini iyi bilmesi lazým. Bu çok mühim.
Sordular:
- Neden mühim efendim?
- Çünkü bunun bir ucu Cennet, bir ucu Cehennemdir.
Ve ekledi:
- Resulullah efendimize “aleyhisselam” Eshab-ý kiram “Evet” dediler, yükseldiler. Ebu Cehil ve yandaþlarý “Hayýr” dediler, ebedi felakete sürüklendiler.
|